Elektronik Posta: info@avtuncay.com

Telefon: 0366 215 62 19-60

7/24 Avukatlık Hizmeti: 0850 333 43 06

Yetim Aylığı Almakta İken 5434 Sayılı Yasanın İlgili Hükümlerine Aykırı Davrandığından Aylığının Kesilmesi

Yetim Aylığı Almakta İken 5434 Sayılı Yasanın İlgili Hükümlerine Aykırı Davrandığından Aylığının Kesilmesi

Yetim Aylığı Almakta İken 5434 Sayılı Yasanın İlgili Hükümlerine Aykırı Davrandığından Aylığının Kesilmesi

DAVANIN ÖZETİ                : Müteveffa babasından dolayı yetim aylığı almakta iken 5434 sayılı Yasanın ilgili hükümlerine aykırı davrandığından bahisle aylığı kesilen davacı tarafından; yersiz ödendiği iddia edilen 8.537,69-TL tutarındaki paranın adına borç çıkartılması yolundaki 25.05.2010 günlü davalı idare işleminin; hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, somut tespit bulunmadığı, mağdur edildiği, idarenin hatalı değerlendirme içerisinde olduğu ileri sürülerek iptali ile dava konusu işleme bağlı olarak ödenmeyen evlenme ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ    : Davanın adlî yargının görev alanında bulunduğu, öte yandan dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce dava dosyası 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun (14.) maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Gelir ve Aylık Bağlanmayacak Haller" başlıklı (56.) maddesinin son fıkrasında, "Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 madde hükümlerine göre geri alınır." hükmü; "Yersiz Ödemelerin Geri Alınması" başlıklı (96.) maddesinde " Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden...itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır."hükmü;  (101.) maddesinde ise " Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." hükmü yer almaktadır. 
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacının 14.04.2003 tarihinde eşinden boşandığı, XXXXX emekli sicil numaralı babası İXXXXXXXX'dan dolayı davalı idareden yetim aylığı almaya başladığı, 20.10.2009 tarihinde davalı idareye başvurarak eski eşiyle tekrar evlendiğinden bahisle adına evlenme ikramiyesi ödenmesi isteminde bulunduğu, davalı idare denetim elemanlarınca düzenlenen 20.12.2009 günlü inceleme raporu  içeriğinde davacının eşi XXXXXXX boşanmış oldukları dönemde de birlikte yaşadıklarının tespit edildiği,  bu nedenle boşanmalarının muvazaalı olduğundan bahisle 01.11.2008-31.10.2009 tarihleri arasındaki dönem için yetim aylığı olarak yersiz ödenen 8.537,69-TL'nin adına borç çıkartılması üzerine bakılmakta olan işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarımı yapılan mevzuat ve maddî olayın birlikte değerlendirilmesinden; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (96.) maddesinin (a) bendi kapsamında davacı adına borç çıkarıldığı açık olup, uyuşmazlığın görüm ve çözümü 5510 sayılı Kanunun (101.) maddesi hükmü uyarınca iş mahkemesinin (adlî yargı) görev alanına girdiğinden, işbu davanın görüm ve çözümünde Mahkememiz görevli bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun (15.) maddesinin (1.) bendinin (a) alt-bendi hükmü uyarınca davanın görev (yargı yolu) yönünden reddine, aşağıda dökümü yapılan 180,20-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 550,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin istenilmesi halinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Mahkememiz aracılığıyla temyiz yolu açık olmak ve/veya yasal dava açma süresi içerisinde görevli yargı yeri önünde dava açmak üzere, 08.06.2011 tarihinde oybirliğiyle  karar verildi.

 


Bizden Haberler İçin İletişimde Kalın

Haber Bültemiz!