Elektronik Posta: info@avtuncay.com

Telefon: 0366 215 62 19-60

7/24 Avukatlık Hizmeti: 0850 333 43 06

Revizyon İmar Planı İle Bu Planın Kabulüne İlişkin Belediye Meclisi Kararının İptaline

Revizyon İmar Planı İle Bu Planın Kabulüne İlişkin Belediye Meclisi Kararının İptaline

Revizyon İmar Planı İle Bu Planın Kabulüne İlişkin Belediye Meclisi Kararının İptaline

DAVANIN ÖZETİ    : Ankara İli, Altındağ İlçesi Şükrüye (Çeşme) Mahallesi 9046 ada ve XX sayılı parselin maliki olan davacılar tarafından 1/1000 ölçekli Şükrüye Mahallesi revizyon imar planı ile bu planın kabulüne ilişkin belediye meclisi kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. 

SAVUNMANIN ÖZETİ    : Dava konusu işlemlerin hukuka ve mevzuat hükümlerine uygun olduğu iddiasıyla davanın reddinin gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Hüküm veren Ankara 3. İdare Mahkemesi’nce dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.
    3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5'inci maddesinde Nazım İmar Planı, "varsa bölge veya çevre düzeni plânlarına uygun olarak hâlihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar plânlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plândır." şeklinde; Uygulama İmar Planı ise, "tasdikli hâlihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nâzım imar plânı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların  yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plândır." şeklinde tanımlanmıştır.
    Öte yandan anılan Kanunun 6.maddesinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas alan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, anılan Yasanın 8.maddesinde ise, söz konusu planlar yukarıda anılan hükümlere paralel olarak tanımlanması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
    Yukarıda belirtilen hükümler uyarınca, alt ölçekli planların üst ölçekli planlara aykırı olamayacağı  kuşkusuzdur.
    Diğer yandan İmar Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinde; Plan Değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, teknik ve sosyal donatı dengesini bozmayacak nitelikte, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayanan, kamu yararının zorunlu kılması halinde yapılan plan düzenlemeleri şeklinde, 17'nci maddesinde de nâzım plânlar üzerinde gösterilen teknik ve sosyal altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek şartı ile uygulama plânlarında değiştirilebileceği belirtilmiştir.  
Dosyanın incelenmesinden; davacıların Ankara İli, Altındağ İlçesi Şükrüye (Çeşme) Mahallesi 9046 ada ve XX sayılı parselin maliki oldukları, bu taşınmazın bulunduğu alanda davalı idarece  1/1000 ölçekli Şükrüye Mahallesi revizyon imar planının yürürlüğe konulduğu, bakılan davanın bu plana yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi amacıyla, Mahkememizin 22.07.2010 tarihli keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin kararı doğrultusunda taşınmaz mahallinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen ve Mahkememiz kayıtlarına 06.05.2011 tarihinde giren bilirkişi raporunda özetle; "dava konusu edilen revizyon imar planının üst ölçekli plan hükümlerine ve kullanım kararlarına uygun olduğu" şeklinde görüş belirtilmiş, Mahkememizce belirtilen görüşler hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmuştur.
Bu durumda, yukarıda kısmen alıntısına yer verilen bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun biçimde yürürlüğe konulduğu tespit edilen dava konusu imar planı değişikliği işleminde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine, 1.609,20-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 550,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan (2,50-TL vekâlet harcı) harç, bilirkişi ücreti ve/veya posta ücretinin istenilmesi halinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Mahkememiz aracılığıyla Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 12.07.2011 tarihinde oybirliğiyle  karar verildi.

 


Bizden Haberler İçin İletişimde Kalın

Haber Bültemiz!