Elektronik Posta: info@avtuncay.com

Telefon: 0366 215 62 19-60

7/24 Avukatlık Hizmeti: 0850 333 43 06

KDV Beyannamesi matrah takdir edilmesi

KDV Beyannamesi matrah takdir edilmesi

KDV Beyannamesi matrah takdir edilmesi

DAVANIN ÖZETİ    :  Davacı, oto alım satımı faaliyetinde bulunduğu 2011/9 dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesini vermediği iddia olunarak sevk edildiği takdir komisyonu kararıyla adına yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının; dönem matrahının belirlenmesi için takdir komisyonunca 213 sayılı Kanunun 31/8. maddesi hükmüne aykırı olarak araç alım ve satımı yapıldığı yolunda somut tespitlerde bulunmadan matrah takdir edildiği iddiasıyla yapılan cezalı tarhiyatın kaldırılmasını istemektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ    :  Davacı tarafından ihtilaf konusu dönem faaliyetine ait beyannamenin verilmediği, 193 sayılı Kanunun 1. ve 37. madde hükümlerine  göre yapılan faaliyetin devamlılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ticari kazanç hükümlerine göre tesis edilen mükellefiyetin VUK 30/1 gereğince takdir komisyonu kararın istinaden yapılan cezalı tarhiyatın yasal ve yerinde olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Karar veren Ankara 5. Vergi Hakimliği'nce, dava dosyası incelenerek işin gereği düşünüldü:
      213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3 üncü maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin ise yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, şu kadarki vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispat vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik hesaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu belirtilmiş, aynı Kanu'nun  30. maddesinde  ise, "re'sen vergi tarhı" vergi matrahının tamamının veya kısmen defter, kayıt ve belgeleri veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi  yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmış, vergi beyannamesinin kanuni süresi geçtiği halde verilmemesi hali re'sen tarh sebepleri arasında sayılmıştır.
Dava dosyasının ve Mahkememizde açılan E:2015/1338-1340 sayılı dava dosyalarının birlikte incelenmesinden, araç bilgileri sorgulama listelerinde yer alan bilgiler uyarınca, davacının 2011 yılında birden çok olmak üzere oto alım satımı faaliyetinde bulunmasına rağmen uyuşmazlık konusu dönem için beyanname vermediğinin tespit edilmesi üzerine sevk edildiği takdir komisyonu kararıyla, ödevlinin dönem matrahlarının belirlendiği, takdir komisyonu kararı üzerine de dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasa hükümleri uyarınca, re'sen vergi tarhının amacı yükümlülerin beyan dışı bıraktıkları gelirlerini gerçeğe en yakın biçimde saptayabilmektir. Bu nedenle matrah takdir edilirken gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması ve ilgili kriterlerin somut olarak ortaya konulması gerekmekte olup, re'sen tarha ilişkin koşulların gerçekleşmesi nedeniyle idareye matrah takdir etme yetkisinin verilmesi idarece dayanaksız bir biçimde belirlenen tutarın dönem matrahı olarak takdir edilebileceği anlamına gelmemektedir.
Bakılan davada, davacı tarafından bir ticari faaliyet kapsamında ilgili yılda birden fazla oto alım satımı gerçekleştirildiği açık olmasına rağmen, takdir komisyonunca matrah saptanırken takdirin müstenidatı gösterilmemiş, matrahın saptanması kararına dayanak olabilecek somut bilgi ve belgelerle desteklenmemiştir. Noterliklerde kayıtlı bulunan araç devir sözleşmelerinden yola çıkılarak, kayıtlı alım satım belgeleri dikkate alınarak yahut alıcılar nezdinde düzenlenecek tutanaklarla gerçek alım satım değeri ortaya konularak veya davacının ifadesine başvurularak ilgili dönemde alım satıma konu tutarların hukuken geçerli bir surette matrah tespiti yapılmadığı, mükellef nezdinde bir inceleme yapılmadığı gibi, bu hususları ortaya koyacak bir vergi incelemesinin yapılmamış olduğu görülmektedir. Zira re'sen takdir sebebi bulunması halinde takdir komisyonlarına matrah tespiti ile ilgili her türlü inceleme ve araştırma yapma yetkisi kanunen tanınmış olmasına rağmen mükellefin beyan etmediği iddiası sonucunda takdir komisyonunca tespit edilen tutara nasıl ulaşıldığının varsayımdan uzak bir şekilde araştırılarak ortaya konulması gerekirken bu yola başvurulmadığı görülmüştür.
Bu durumda, yeterli ve somut tespitler içermeyen; bu haliyle hukuken itibar edilemeyecek nitelikte olan takdir komisyonu kararı dayanak alınarak gerçekleştirilen vergi ziyaı cezalı tarhiyatta  hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatın terkinine, aşağıda dökümü yapılan 81,80 TL yargılama giderinin ve 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, artan posta avansının kararın kesinleşmesinden sonra  davacıya iadesine, bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere, 29/01/2016 tarihinde  karar verildi


Bizden Haberler İçin İletişimde Kalın

Haber Bültemiz!