Elektronik Posta: info@avtuncay.com

Telefon: 0366 215 62 19-60

7/24 Avukatlık Hizmeti: 0850 333 43 06

Katma Değer Vergisi Beyannamesini Kanuni Süresinde Elektronik Ortamda Vermeyen Davacı

Katma Değer Vergisi Beyannamesini Kanuni Süresinde Elektronik Ortamda Vermeyen Davacı

Katma Değer Vergisi Beyannamesini Kanuni Süresinde Elektronik Ortamda Vermeyen Davacı

DAVANIN ÖZETİ    : 2009/** dönemine ait katma değer vergisi beyannamesini kanuni süresinde elektronik ortamda vermeyen davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 35'inci maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının; cezai hükümlerin uygulanabilmesi için bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesi için yazılı bildirimin yapılması gerektiği, böyle bir bildirimin yapılmadığı, kooperatiflerinin vergi muafiyetine sahip olduğu, kesilen cezanın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ    : Usul yönünden; başkanlığın hasım mevkiinden çıkarılarak husumetin vergi dairesi müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği, esas yönünden; "sadece ortaklarla iş görülmesi" şartını ihlal eden davacı adına 2008 ve müteakip dönemler için kurumlar ve KDV mükellefiyeti tesis edildiği, beyannamenin bilgi verme ve ibraz ödevi mahiyetinde olmadığı, elektronik ortamda beyanname verme yükümlülüğüne uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için ayrıca yazılı bildirim yapılmasına gerek olmadığı, Vergi Usul Kanunun mükerrer 355'inci maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK  MİLLETİ  ADINA
Hüküm veren Ankara 1.Vergi Mahkemesi Hakimliği’nce davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek gereği düşünüldü;
Dava, 2009/10 dönemine ait katma değer vergisi beyannamesini kanuni süresinde elektronik ortamda vermeyen davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355’inci maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257’nci maddesinin 4’üncü fıkrasında; vergi beyannamelerinin şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesine ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı’nın yetkili olduğu, maddeye 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanunla eklenen son fıkrasında da; kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesi üzerine elektronik ortamda düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnamelerin mükellef, vergi sorumlusu veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletileceği, bu iletinin tahakkuk fişi ve/veya ihbarnamenin muhatabına tebliği yerine geçeceği, düzenlenmiştir.
Maliye Bakanlığınca; yukarıda belirilen Kanun hükmüyle verilen yetkiye dayanılarak 340, 346, 350, 351, 367, 373 ve 376 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile bu konu ile ilgili düzenlemeler yapılarak Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Aynı Kanunun mükerrer 355'inci maddesinde de; “Bu  Kanunun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257’nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257’nci madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlardan, birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı, ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler, bunların dışında kalanlar hakkında maddede yazılı tutarda özel usulsüzlük cezası kesileceği, bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu, (Ek cümle: 16/06/2009-5**** S.K./22.mad) ancak, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartının aranmayacağı, (Ek fıkra: 3/7/2005-5*****S.K./23.mad) elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel usûlsüzlük cezasının, beyannamenin kanuni süresinin sonundan başlayarak elektronik ortamda 15 gün içinde verilmesi halinde 1/4 oranında, bu sürenin dolmasını takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise 1/2 oranında uygulanacağı, (Ek fıkra: 16/06/2009-5**** S.K./22.mad) elektronik ortamda beyanname ile bildirim ve form verme mecburiyetine uymayanlara bu maddeye göre ceza kesilmesi halinde, 352'nci maddenin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca ayrıca ceza kesilmeyeceği, hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan genel tebliğler ile getirilen düzenlemeler doğrultusunda, kanuni süresinde elektronik ortamda beyanname verilmemesi halinde özel usulsüzlük cezası kesileceği düzenlenmiş olduğundan, 01.8.2009 tarihinden itibaren Vergi Usul Kanununun mükerrer 355'inci maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için mükelleflere ayrıca yazılı bildirim yapılma şartı aranmayacaktır.
Dava dosyasının incelenmesinden, "sadece ortaklarla iş görülmesi" şartını ihlal eden davacı adına 2008 ve müteakip dönemler için kurumlar ve KDV mükellefiyeti tesis edildiği, ilgili dönem beyannamesini elektronik ortamda yasal süresinde vermeyen davacı adına Vergi Usul Kanununun mükerrer 355’inci maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmaktadır. 
Olayda, "sadece ortaklarla iş görülmesi" şartını ihlal ettiği için vergi muafiyeti ortadan kalkan davacı tarafından 01.8.2009 tarihinden sonra verilmesi gereken ihtilaflı dönem vergi beyannamesinin elektronik ortamda kanuni süresinde verilmediği açık olup, 213 sayılı Kanunun mükerrer 355'inci maddesinde öngörülen yazılı bildirim şartı Genel Tebliğ'in Resmi Gazete'de yayımlanması suretiyle yerine getirilmiş olduğundan, bu dönem için davacı hakkında kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 44,15TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacıdan 17,15-TL karar harcının davalı idarece tahsiline, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere, 30.11.2010 tarihinde karar verildi.


Bizden Haberler İçin İletişimde Kalın

Haber Bültemiz!