Elektronik Posta: info@avtuncay.com

Telefon: 0366 215 62 19-60

7/24 Avukatlık Hizmeti: 0850 333 43 06

Katma değer vergisi beyannamesini elektronik ortamda kanuni süresinde vermediğinden bahisle kesilen usulsüzlük cezasının hukuka aykırı olduğu

Katma değer vergisi beyannamesini elektronik ortamda kanuni süresinde vermediğinden bahisle kesilen usulsüzlük cezasının hukuka aykırı olduğu

Katma değer vergisi beyannamesini elektronik ortamda kanuni süresinde vermediğinden bahisle kesilen usulsüzlük cezasının hukuka aykırı olduğu

DAVANIN ÖZETİ    : Davacı tarafından, 2007 yılından itibaren  ticari kazanç faaliyetinde bulunduğu ve bu faaliyete dair 2014/7dönemi katma değer vergisi beyannamesini elektronik ortamda kanuni süresinde vermediğinden bahisle kesilen usulsüzlük cezasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek  iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ    : Davalı idare tarafından, davacının 2007 yılından itibaren ticari kazançları olması gerektiğinden özel usulsüzlük cezalarının kesildiği, dava konusu cezaların zamanaşımına uğramadığı, ceza kesmek için mükellefe yazılı bildirim yapılmasına gerek bulunmadığı, mükellefiyete ilişkin yükümlülüklerin genel tebliğlerle mükelleflere duyurulduğu gerekçeleriyle davanın reddi savunulmaktadır.

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Karar veren Ankara 5. Vergi Mahkemesi'nce, Mahkememizin 09/06/2015 tarih ve 2014/2703 esas, 2015/1438 sayılı kararının Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Kurulu'nun 19/10/2015 gün ve 2015/5925 esas, 2015/5693 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle işin gereği düşünüldü:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Mükerrer 355. maddesinin 1. fıkrasında, “Bu Kanunun 86,148,149,150,256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil) maddede yazılı sınıf ve nitelikteki mükelleflere yine maddede yazılı özel usulsüzlük cezası kesileceği; 2. fıkrasında, bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu, (*)ancak bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz” hükmüne yer verilmiştir. (* bu son cümle fıkraya 16/6/2009 tarihli, 5904 sayılı yasanın 22. maddesiyle eklenmiş ve 1.8.2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.).
Aynı yasanın Mükerrer 257. maddesinin 4. fıkrasında, “Bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye ve buna ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğu” düzenlenmiştir.
Yasanın verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve 18.10.2007 tarihli, 26674 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 376 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde de, ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükelleflerinin hiçbir hadle sınırlı olmaksızın gelir vergisi, geçici vergi, katma değer vergisi ve muhtasar beyannamelerini elektronik ortamda göndermesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 37 EK 065 plakalı kamyonun sahibi bulunduğunun tespiti üzerine  hakkında re'sen geçmişe dönük mükellefiyet tesis edildiği, ilgili dönem beyannamelerini elektronik ortamda kanuni süresinde vermemesi sebebiyle dava konusu ceza ihbarnamelerinin düzenlendiği ve  213 sayılı yasanın mükerrer 355/1-2 maddesine göre özel usulsüzlük cezaları kesildiği anlaşılmaktadır.
Beyanname verme, bildirimde bulunma gibi yükümlülükleri yerine getirme, vergi mükellefi olmanın gereği olup, mükellefin bu yükümlülükleri yerine getirme zorunluluğu hukuka ve usule uygun bir mükellefiyet tesis edilerek bundan mükellefin haberdar edilmesi sonucunda doğmaktadır. Davacının mükellefiyet kaydı 2014 yılında geçmişe dönük olarak tesis edilmiş olup ceza kesilen dönemde davacının mükellefiyet kaydı bulunmamaktadır.  Ceza kesilen dönem itibariyle davacı, mükellef olarak elektronik ortamda beyanname vermesi gerektiğini bilmediği gibi, o dönemde mükellefiyet kaydı açılıp şifre vb. gereksinimlere sahip olmadan elektronik ortamda beyanname vermesi de mümkün değildir. Kişi yada kurumların vergiye tabi kazançlarını mükellefiyet tesis etmeyerek vergi sisteminin dışında tutması ve gizlemesi sebebiyle tahsil edilemeyen vergi alacağı için yasalardaki zaman aşımı süreleri içinde vergi aslı ile buna bağlı gecikme faizi ve cezaları için tarhiyat yapılabileceğinden kuşku bulunmamakla birlikte, dava konusu olayda olduğu gibi geçmişe dönük mükellefiyet tesis edilerek usule ilişkin ceza (özel usulsüzlük) kesilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, dava konusu özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına, aşağıda dökümü yapılan 208,10-TL  yargılama gideri ile 1000,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere, 08/02/2016 tarihinde  karar verildi. 
 


Bizden Haberler İçin İletişimde Kalın

Haber Bültemiz!