Elektronik Posta: info@avtuncay.com

Telefon: 0366 215 62 19-60

7/24 Avukatlık Hizmeti: 0850 333 43 06

Hizmet Sözleşmesini Yenilememek Suretiyle Kendi İsteği İle Görevinden Ayrılma

Hizmet Sözleşmesini Yenilememek Suretiyle Kendi İsteği İle Görevinden Ayrılma

Hizmet Sözleşmesini Yenilememek Suretiyle Kendi İsteği İle Görevinden Ayrılma

DAVANIN ÖZETİ    : 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'na tâbi şekilde uzman çavuş olarak görev yaptıktan sonra hizmet sözleşmesini yenilememek suretiyle kendi isteği ile görevinden ayrılan davacı tarafından; Yargıtay Başkanlığı emrinde koruma ve güvenlik görevlisi olarak istihdam edilmesi için Yargıtay Başkanlığı'nca yapılan talep üzerine tesis edilen, mahiyeti itibariyle davacının atanma isteminin uygun bulunmadığı yönelik 05.08.2010 gün ve 10461 sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmektedir. 

SAVUNMANIN ÖZETİ    : Dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu, davacının iddialarının yersiz olduğu, hukuka uygun hareket edildiği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. 

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Hüküm veren Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 'İstisnâi Memurluklar' başlıklı (59.) maddesinde "...bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve dereceye yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabilir..."hükmü, 'Memurluktan Çekilenlerin Yeniden Atanmaları' başlıklı (92.) maddesinde "İki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler. 657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler..." hükmü yer almaktadır.
31.12.2009 gün ve 27449 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5944 sayılı 2010 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nun  'Kadroların Kullanımına İlişkin Esaslar' başlıklı (26.) maddesinin (1.) fıkrasında "...190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde belirtilen kamu idare, kurum ve kuruluşları; serbest memur kadrolarına 2009 yılında emeklilik, ölüm, istifa veya nakil sonucu ayrılan memur sayısının yüzde 50'sini geçmeyecek şekilde açıktan veya diğer kamu idare, kurum ve kuruluşlarından nakil suretiyle atama yapabilir. Bu sınırlar içinde memur ihtiyacını karşılayamayacak söz konusu idare, kurum ve kuruluşlardan yükseköğretim kurumları için ilave 4.000 adet, diğerleri için ilave 21.000 adet atama izni verilebilir." hükmü, aynı maddenin (4.) fıkrasında ise "Birinci fıkra kapsamında 657 sayılı Kanunun 59 ve 92 nci maddeleri uyarınca yapılacak açıktan atamalar için Devlet Personel Başkanlığından izin alınması zorunludur." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; 1998-2000 yılları arasında tamamladığı askerlik görevinden sonra 02.07.2002 tarihinde 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'na tâbi şekilde uzman çavuş olarak ataması yapılan davacının her defasında sözleşmesinin karşılıklı olarak uzatılması sonucu 02.07.2009 tarihine kadar görevine devam ettiği, 02.07.2009 tarihinde hizmet sözleşmesini yenilememek suretiyle kendi isteği ile görevinden ayrıldığı, belirtilen tarihten sonra çeşitli kurum/kuruluşlar nezdinde görev almak amacıyla başvuruda bulunduğu, bu başvuruları neticesinde Yargıtay Başkanlığı emrinde koruma ve güvenlik görevlisi olarak istihdam edilmek amacıyla sınava tâbi tutulduğu, yapılan değerlendirmeler sonucunda başvurusunun kabul edilerek atama işlemlerine başlanıldığı, bu kapsamda Yargıtay Başkanlığı'nca davalı idareden 'açıktan atama izni' istenildiği, davalı idarece bu istemin uygun bulunmadığının bildirilmesi üzerine davacının atamasının gerçekleştirilemediği anlaşılmaktadır.  
Yukarıda aktarımı yapılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; kamu personel rejiminin belirli bir düzen altında yürütülmesini teminen, kadro-teşkilat cetvelinde dikkat edilmesi gereken hususlara ilave olarak 2010 mâli yılı içerisinde (açıktan veya nakil suretiyle) istihdam edilecek/ataması yapılacak personel sayısının 5944 sayılı Kanun'da (Bütçe Kanunu) açıkça düzenlendiği,  bu hüküm kapsamında gerçekleştirilecek 'açıktan atama'lar için davalı idare'den (Devlet Personel Başkanlığı'ndan) izin alınmasının şart koşulduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Buna göre, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (2.) maddesinde belirtilen kamu kurumlarına, 2009 yılında (emeklilik, ölüm, istifa veya nakil sonucu ayrılan memur sayısının) boşalan memur kadrolarının yüzde 50'sini geçmeyecek oranda atama izni verildiği; bu atama izninin açıktan atama veya kurumlararası nakil suretiyle gerçekleştirilecek atamalar için geçerli olduğu, ancak 'açıktan atama'ların ayrıca Devlet Personel Başkanlığı'ndan izin alınması koşuluna bağlandığı görülmektedir.
Uyuşmazlığın esasının, 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında olması dolayısıyla Yargıtay Başkanlığı'nın ülke genelinde yapılacak açıktan ve naklen atamalar için belirlenmiş sayısal sınırın içinde kalmak kaydı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (59.) ve uyuşmazlığa yönelik olması bakımından (92.) maddesi gereğince yapmayı planladığı açıktan atama için varlığı şart olan Devlet Personel Başkanlığı'ndan alınacak izin'in verilmemesine yönelik işlemden kaynaklandığı; başka bir anlatımla, uyuşmazlığın, sözü edilen izin süreci ile ilgili düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin olduğu görülmektedir. Ayrıca; bakılmakta olan davada iptali talep edilen işlemin, davalı idarece Yargıtay Başkanlığı'na hitaben tesis edilen davacının atanma isteminin uygun bulunmadığı yönelik 05.08.2010 gün ve 10461 sayılı işlem olduğundan uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınması gerekmektedir. 
Belirtilen gerekçeden hareketle, derdest davada artık 6000 sayılı Kanun ile 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nda yapılan değişiklikler sonucu yürürlüğe giren 'daha önce uzman erbaş/uzman çavuş olarak görev yapmış ve herhangi bir nedenle bu görevden ayrılmış kişilerin, yeniden kamu görevine atanmak istemeleri hâlinde hangi kurumlarda istihdam edilip-edilemeyeceklerine yönelik' düzenlemelerin ve 'bu düzenlemelerin yürürlük tarihi ile ilgili olarak akla gelen -haklı beklenti- kavramının/ilkesinin' uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. Zirâ yukarıda ifadesine yer verilen hususlar; atanmak isteyen ilgili (aday) ile atama yapmak isteyen kurum arasında çıkacak ihtilafın konusunu teşkil etmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için herşeyden önce 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (92.) maddesi uyarınca yapılacak açıktan atamalar dolayısıyla Devlet Personel Başkanlığı'ndan alınacak izin'in 5944 sayılı Kanun ile getirilen sistem bütünlüğü içerisinde   ne anlama geldiği hususunun ortaya konulması gerekmektedir.
190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 'amaç' başlıklı (1.) maddesinde "Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, kapsamında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadroların ihdası, iptali ve kullanılmasına dair esas ve usullerini düzenlemektir." hükmü yer almaktadır.
5944 sayılı Kanun'un (22.) maddesinin (1.) fıkrasında 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye yapılan atıf delaletiyle, 2010 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nda kamu personel kadrolarına yapılacak atamalar için getirilen sınırlamalar ve bu sınır içerisinde kalan atamalar için öngörülen izin prosedürünün, kadro-teşkilat cetvelinde yığılma ve birikmenin önlenmesi amacına yönelik olduğu, daha yalın bir ifadeyle 'sayısal durum ile sınırlı' sonucuna ulaşılmaktadır.
 Nitekim, 5944 sayılı Kanun'un (22.) madde metninde 2010 yılı içerisinde yapılacak atamaların belli bir sayıyı aşmaması gerektiği hususunun açık biçimde vurgulandığı görülmektedir.
Davacının 02.07.2002-02.07.2009 tarihleri arasında uzman çavuş olarak görev yaptığında kuşku bulunmamakta ise de uyuşmazlık, 'davacının 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu uyarınca elde ettiği statüye bağlı olarak Yargıtay Başkanlığı nezdinde bir göreve atanıp-atanamayacağı'na ilişkin değildir. 
Bu sebeple, Yargıtay Başkanlığı emrinde koruma ve güvenlik görevlisi olarak istihdam edilmek için gerekli olan (davalı idareden alınacak izin dışında diğer) aşamaların tamamlanmasından sonra davacının atanabilmesini teminen, atama yapmayı planlayan kurum olarak Yargıtay Başkanlığı'nca ileri sürülen talep üzerine 5944 sayılı Kanun ile getirilen sistem bütünlüğü içerisinde  yapılacak değerlendirme neticesinde izin verilip-verilmemesi yolunda işlem tesis edilmesi gerekmekte iken; 6000 sayılı Kanun ile 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nda yapılan değişiklikler ve 28.07.2009 gün ve 27302 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 1 seri No'lu Kamu Personeli Genel Tebliği uyarınca daha önce uzman çavuş olan davacının 'yeni hukusal durum karşısında ancak belirli kurum ve kuruluşlar nezdinde çalışmasının mümkün olduğu, davacının atanmak istediği Yargıtay Başkanlığı'nın ise sayılan bu yerlerden olmadığı' gerekçesine vurgu yapılmak suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, Mahkememiz'in işbu kararının kendiliğinden davacının Yargıtay Başkanlığı emrinde koruma ve güvenlik görevlisi olarak istihdam edilmesi sonucunu doğurmayacağı, davalı idarece Mahkememiz'in işbu kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda yapacağı değerlendirmelere göre işlem tesis edilmesi gerektiği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 83,20-TL  yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 550,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta giderinin istenilmesi halinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde Mahkememiz aracılığıyla Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 18.05.2011 tarihinde oybirliğiyle  karar verildi.

 


Bizden Haberler İçin İletişimde Kalın

Haber Bültemiz!