Elektronik Posta: info@avtuncay.com

Telefon: 0366 215 62 19-60

7/24 Avukatlık Hizmeti: 0850 333 43 06

Hakim Hakkında Yapılan Şikayet Başvurusuna İşlem Yapılmamasına İlişkin

Hakim Hakkında Yapılan Şikayet Başvurusuna İşlem Yapılmamasına İlişkin

Hakim Hakkında Yapılan Şikayet Başvurusuna İşlem Yapılmamasına İlişkin

DAVANIN ÖZETİ             : Konya Hakimi hakkında yapılan şikayet başvurusu üzerine "işlem yapılmasına gerek görülmediği" yönünde tesis edilmiş olanAdalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 19.03.2010 gün ve 16949 sayılı işleminin iptali  istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ      : Şikayete konu iddiaların ilgilinin yargı yetkisi ve takdir hakkı kapsamında kaldığı, bu hak ve yetkisini kötüye kullandığına dair delil gösterilemediği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce davalı Adalet Bakanlığı yanında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'da hasım mevkiine alınarak işin gereği görüşüldü:
Dava, Konya Hakimi  hakkında yapılan şikayet başvurusu üzerine "işlem yapılmasına gerek görülmediği" yönünde tesis edilmiş olan Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 19.03.2010 gün ve 16949 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 82. maddesinde; “Hakim ve Savcıların görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçları, sıfat ve görevleri gereğine uymayan tutum ve davranışları nedeniyle, haklarında inceleme ve soruşturma yapılması Adalet Bakanlığı’nın iznine bağlıdır. Adalet Bakanı inceleme ve soruşturmayı adalet müfettişleri veya hakkında soruşturma yapılacak olandan daha kıdemli hakim veya savcı eliyle yaptırabilir” hükmü ile 87. maddesinde; “Hakim ve savcılar hakkında tamamlanan soruşturma evrakı Bakanlık Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne gönderilir. Bu Genel Müdürlük tarafından yapılacak inceleme sonucunda düzenlenecek düşünce yazısı üzerine kovuşturma yapılmasına veya disiplin cezası uygulanmasına gerek olup olmadığı Bakanlıkça takdir edilerek evrak ilgili mercilere tevdi olunur” hükmü yer almış bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Konya Hakimi  hakkında "Konya 1. İş Mahkemesinin 2005/854 esasına kayden açılan rücuen tazminat davasında davacı şirketin kamuoyunda bilinen bir şirket olduğu ve basit bir araştırma ile açık adresinin temin edilebilecek iken, tebliğe yarar açık adres temin edilemediginden bahisle anılan davada ilanen tebligat yaptırıp davayı davacı sirketinin gıyabında görüp esastan davanın kabulü yönünde verdiği, kararı kesinleştirmek suretiyle şirketin adresinde haciz işlemi uygulanmasına ve bu şekilde müşterileri nazarında itibarının sarsılmasına sebebiyet verdigi" iddiası ile yapılan şikayet başvurusu üzerine "işlem yapılmasına gerek görülmediği" yönünde tesis edilmiş olan Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 19.03.2010 gün ve 16949 sayılı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, SSK Başkanlığı vekili tarafından 05.07.2005 tarihinde  Konya 1. İş Mahkemesinin E:2005/854 kaydı altında  ve davacı şirket aleyhine rücuen tazminat davasının açıldığı, 07/07/2005 tarihinde yapllan tensip ile taraflara duruşma gününü bildirir davetiye çıkarıldığı ve duruşmanın 06/12/2005 tarihine ertelenmesine karar verildiği, davalı Işık Sigorta adına duruşma gününü bildirir davetiyenin  adres bırakılmadığı için iade edildiği ve aynı gün Işık Sigortanın adresini bildirmesi halinde  dava dilekgesi ve duruşma gününün tebliğine ve   duruşmanın 30/03/2006 tarihine ertelenmesine karar verildiği, SSK Başkanlığı vekili tarafından 13/12/2005 havale tarihli dilekçe ile davalı Işık Sigortanın adresinin bildirildiği ve mahkemece bildirilen bu adrese tebligat çıkardığı ve fakat tebligat yapılamadığı için iade  edildiği, 30/03/2006 tarihli celsede şikayetli hakimin davalının açık adresinin tespiti için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına ve duruşmanın 11/04/2006 tarihine ertelenmesine karar verildiği, 11/04/2006 tarihli celsede yazılan müzekkerenin tekidine ve duruşmanın 19/12/2006 tarihine ertelenmesine karar verildiği, 08/05/2007 tarihli celsede davacı vekili tarafından ilan yapılan gazetenin bir suretinin dosyasına sunulmasi için süre verilmesine, duruşmanın 25/10/2007 tarihine ertelenmesine karar verildiği ve  gazete ilanının 21/02/2007 tarihinde dosya içerisine konulduğu, 25/10/2007 tarihli celsede davanın kabulü ile 876,15 TL'nin davalı Işik Sigortadan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınmasına 25.10.2007 gün ve K:2007/821 sayılı karar ile  kesin olarak karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda aktarımı yapılan mevzuat hükümlerinin dava dosyasında bulunan bütün bilgi ve belgeler ile birlikte değerlendirilmesinden; Konya Hakimi 'nin davacı sigorta şirketinin adresini bildirmemesi nedeniyle tebliğ yapılabilecek  adresinin temini için gerekli kararları alarak yazışmaları yaptığı ve fakat davacı şirket adresinin bulunamaması nedeniyle, yargılamanın tamamlanabilmesi için ilanen tebliğ yoluna gidildiği ve yargılamanın tamamlandığı bu nedenle anılan hakimin görevinden kaynaklanan yargı yetkisi içerisinde anılan işlemleri gerçekleştirdiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 59,65 TL  yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin isteği halinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde Mahkememiz aracılığıyla Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere  06/05/2011 tarihinde oybirliğiyle  karar verildi.

 


Bizden Haberler İçin İletişimde Kalın

Haber Bültemiz!