Elektronik Posta: info@avtuncay.com

Telefon: 0366 215 62 19-60

7/24 Avukatlık Hizmeti: 0850 333 43 06

Din Görevlilerinin Belirlenmesi Amacıyla Yapılan Mülakat Sınavına İtiraz

Din Görevlilerinin Belirlenmesi Amacıyla Yapılan Mülakat Sınavına İtiraz

Din Görevlilerinin Belirlenmesi Amacıyla Yapılan Mülakat Sınavına İtiraz

DAVANIN ÖZETİ    : Davacı tarafından, yurtdışına gönderilecek din görevlilerinin belirlenmesi amacıyla yapılan 3.10.2009 tarihli mülakat sınavının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali istenilmektedir. 
SAVUNMANIN ÖZETİ : Davanın öncelikle süreden, esastan ise, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. 

TÜRK MİLLETİ ADINA

           Hüküm veren Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun14/6. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, yurtdışına gönderilecek din görevlilerinin belirlenmesi amacıyla yapılan 3.10.2009 tarihli mülakat sınavının iptali istemiyle açılmıştır. 
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7.maddesinde, "Dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği" kurala bağlanmış, yine aynı Yasanın "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11 .maddesinde, "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idâri dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı kuralına yer verilmiştir. 
İdari Yargılama Usulü Kanununun dava açma süresine ilişkin hükümleri bir arada değerlendirildiğinde; Kanunun 7. maddesinde; ilgililerin menfaatini ihlal eden bir idari işlemin kurulması durumunda bu işlemin iptali talebiyle açılan davalarda dikkate alınacak genel dava açma süresi düzenlenmekte, 11. maddede; hakkında bir idari işlem tesis edilen ilgililerin idari dava açmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis edilmesi talebiyle yapabilecekleri başvuruların süresine ve başvuru halinde dava açma süresine ilişkin kurallara yer verilmektedir. 
Yukarıda da belirtildiği üzere idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi idari işlemin tebliğ, yayın veya ilan tarihidir.Ancak yasada öngörülen bu durumların sözkonusu olmadığı hallerde, davacının dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği gözönünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur.
Dava dosyasının incelenmesinden, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yurtdışına gönderilecek din görevlilerinin belirlenmesi amacıyla yapılan sınavın mülakat aşamasının 3.10.2009 tarihinde yapıldığı, kazananlar listesinin ise internet sitesinde 22.10.2009 tarihinde ilan edildiği, davacının sözkonusu sınavda başarılı olamadığı, 11.11.2009 tarihinde sınav sonucuna itiraz ettiği, itirazın reddine ilişkin işlemi 13.1.2010 tarihinde tebellüğ ettiği ve bakılan davanın 9.3.2010 tarihinde kayda giren dilekçe ile  açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının söz konusu mülakat sınavında başarılı olamadığını 22.10.2009 tarihinde öğrendiği açık olup, birlikte değerlendirilmesinden en geç 22.2.2010 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 9.3.2010 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır. 
Açıklanan nedenlerle, davanın 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine, aşağıda dökümü yapılan 66,30-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün zarfında Danıştay nezdinde temyizi mümkün olmak üzere 01/04/2011 tarihinde oybirliğiyle  karar verildi.

 


Bizden Haberler İçin İletişimde Kalın

Haber Bültemiz!