Elektronik Posta: info@avtuncay.com

Telefon: 0366 215 62 19-60

7/24 Avukatlık Hizmeti: 0850 333 43 06

Denetim Faaliyetinin İptali

Denetim Faaliyetinin İptali

Denetim Faaliyetinin İptali

DAVANIN ÖZETİ         :Yapı denetim şirketi olarak faaliyet gösteren Yapı Denetim Müşavirlik ve Mühendislik Ltd.Şti'nde inşaat mühendisi olarak görev yapan davacı tarafından, anılan şirkette yardımcı kontrol elemanı statüsünde çalışan elektrik mühendisi  isimli kişi’nin 22.10.2003 tarihinde vefat etmesine rağmen bu durumun yasal süresi içerisinde idareye bildirilmediğinden bahisle denetim faaliyetinin 3 ay süre ile geçici olarak durdurulmasına ilişkin 28.05.2010 günlü Resmî Gazete'de yayımı sağlanan 17.05.2010 gün ve 1553 sayılı davalı idare işleminin; 22.10.2003 tarihinde vefat eden xxxxxxx ölümünün 25.10.2003 tarihinde davalı idareye bildirildiği, vefat eden  yardımcı kontrol elemanı olarak görev yaptığı, bu nedenle yapı ile ilişkisinin yapının %60 seviyesine gelmesi halinde başlayacağı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenilmektedir. 

SAVUNMANIN ÖZETİ      : Davacının da bünyesinde görev yaptığı şirketin çalışanı olan ve anılan şirkette yardımcı kontrol elemanı statüsünde çalışan elektrik mühendisi 22.10.2010 tarihinde vefat etmesine rağmen bildirimin 02.12.2003 tarihinde yapıldığı, davacı tarafından 25.10.2003 tarihinde bildirim yapıldığı ileri sürülmekte ise de kayıtlarda böyle bir bilgi veya dilekçeye rastlanmadığı, 4708 sayılı Kanun'un (6.) maddesi uyarınca söz konusu bildirimin 3 (üç) iş günü içinde yapılması gerektiği, işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. 

                                                        TÜRK  MİLLETİ  ADINA

    Hüküm veren Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce, duruşma için önceden belirlenen 04.04.2011 tarihinde davacı vekili , davalı idareyi temsilen Hukuk Müşaviri xxxxxxxx geldiği görülerek, taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek  dava dosyası incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü.
                4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un (6.) maddesinin (1.) fıkrasında yapı denetim kuruluşunun görevden ayrılması veya mimar ve/veya mühendislerinden birinin, herhangi bir sebeple yapı ile ilişkisinin kesilmesi halinde yapı denetim kuruluşunun durumu; gerekçeleri ile birlikte en geç üç iş günü içinde yazılı olarak Bakanlığa ve ilgili idareye bildireceği, aksi takdirde kanuni sorumluluktan kurtulamayacağı, anılan Kanun'un  (8.) maddesinde ise; yapı denetim kuruluşlarından, bu Kanunda öngörülen esaslara göre denetim görevini yerine getirmedikleri anlaşılanların veya son üç yıl içerisinde üç defa olumsuz sicil alanların ve yahut 3 üncü maddenin son fıkrası ile 6. maddenin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket ettiği belirlenenlerin denetim faaliyetinin bir yıla kadar durdurulacağı ve izin belgesinin geçici olarak geri alınacağı hükmüne yer verilmiştir. 
         Dava dosyasının incelenmesinden, davacının yapı denetim şirketi olarak faaliyet gösteren  Yapı Denetim Müşavirlik ve Mühendislik Ltd.Şti. bünyesinde inşaat mühendisi olarak görev yaptığı, anılan şirkette yardımcı kontrol elemanı olarak çalışan elektrik mühendisi xxxx isimli kişi'nin 22.10.2003 tarihinde vefat etmesine rağmen, bu durumun yasal süresi içerisinde davalı idareye bildirilmediğinden bahisle davacının 3 (üç) ay süreyle yapı denetim faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 
Uyuşmazlığın ortaya çıkmasına sebep teşkil eden maddî olaya ilişkin olarak davalı idare denetim elemanınca yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen 26.07.2006 gün ve ZG.15/06-6-sayılı inceleme raporunda 31235 sicil numaralı yardımcı kontrol elemanı pozisyonunda görev yapan elektrik mühendisi xxxx isimli kişinin  Yapı Denetim Müşavirlik ve Mühendislik Ltd.Şti. bünyesinde 10 adet inşaatta sanat icra etmek amacıyla istihdam edildiği, sözü edilen görevi devam etmekte iken 22.10.2003 tarihinde yaşamını yitirdiği, bu durumun idareye süresinden sonra bildirildiği yolunda ifadelere yer verildiği görülmektedir. 

Davacı tarafından her ne kadar 22.10.2003 tarihinde vefat eden yaşamını kaybettiğine ilişkin bildirimin 25.10.2003 tarihinde davalı idareye bildirildiği ileri sürülmekte ise de; gerek davacı gerekse davalı idare tarafından dosyaya sunulan belgeler içeriğinde, buna ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığı, başka bir anlatımla söz konusu bildirimin 25.10.2003 tarihinde yapıldığının ortaya konulamadığı, ancak  Yapı Denetim Müşavirlik ve Mühendislik Ltd.Şti. bünyesinde çalışan elektrik mühendisi  isimli yardımcı kontrol elemanının vefat ettiği 22.10.2003 tarihini izleyen 41. günde vefat olayının davalı idareye bildirilmiş olduğu, bu durumun yukarıda ifadelerine yer verilen ve davalı idare müfettişi tarafından hazırlanan 26.07.2006 günlü raporda yer alan bilgilere göre davalı idare tarafından da kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, aynı konuda Çanakkale Sulh Ceza Mahkemesi’nin E:2006/851 sayılı dosyasına kayden açılan ceza davası dolayısıyla yürütülen yargılama sonucunda verilen 12.04.2007 gün ve K:2007/253 sayılı karar ile ismi geçen yardımcı kontrol elemanı'nın ölümünün bildirilmesindeki gecikme nedeniyle "4708 sayılı Kanun'un amaçları bakımından herhangi bir zararın oluşmadığı" gerekçelerine vurgu yapılmak suretiyle davacının beraatine hükmedildiği görülmektedir. 
Yukarıda yer verilen bilgiler dikkate alındığında, xxxx Yapı Denetim Müşavirlik ve Mühendislik Ltd.Şti. yetkililerinin 4708 sayılı Kanun’un uyuşmazlığa ilişkin hükmünü ihlal ettikleri sâbit olmakla birlikte, davalı idarece davacının da bünyesinde görev yaptığı şirketin söz konusu eyleminden 02.12.2003 tarihinde haberdar olduğu ve bu tarihten yaklaşık 32 ay sonra konu ile ilgili inceleme raporu hazırlandığı, bu raporun hazırlanmasından da yaklaşık 4 yıl sonra yasal müeyyide  uygulanmasına karar verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlık konusu işlemin yasal dayanağını teşkil eden Kanun hükmünün amacının denetim firmalarının denetim için görevlendirdiği kişilerin bu görevlerinin sona ermesi nedeniyle inşaatların  denetimsiz kalmasını engellemek olduğu, bunun için denetim şirketlerine (mevzuatta açıkça ifade edilerek) belirtilen durumları bildirme yükümlülüğü getirildiği ve bu yükümlülüğe uymayanlar hakkında birtakım müeyyideler uygulanacağının öngörüldüğü ancak davalı idarenin bu yolda işlem tesis ederken uyması gereken usulün anılan Kanun'da düzenlenmediği görülmektedir.
Bakılmakta olan davanın konusunu oluşturan maddî olay ile konuya ilişkin mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; her ne kadar 4708 sayılı Kanun'da yine aynı kanun içeriğinde öngörülen müeyyidelerin uygulanmasına ilişkin yönteme dair usulî hükümler bulunmamakta ve idarenin belli bir şekilde hareket etmesini zorunlu kılacak düzenlemeye yer verilmemiş olsa dahi; idari istikrar, hukukî güvenlik ve hakkaniyet ilkeleri gereği, sözü edilen eylemin ortaya çıktığı tarihten çok uzun bir zaman geçtikten sonra işlem tesis edilmesini haklı kılacak bir sebebin bulunmadığı ve 4708 sayılı Kanun'un amaçlarına aykırı bir durumun da oluşmadığı dikkate alındığında davalı idare tarafından herhangi somut bir gerekçe de sunulmaksızın eylem tarihinden çok uzun bir süre sonra (söz konusu eylem gerekçe gösterilerek) davacının denetim faaliyetinin geçici süre ile durdurulmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. 
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 83,05-TL  yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.100,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı şirkete verilmesine, artan posta ücretinin istenilmesi halinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde Mahkememiz aracılığıyla Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere  08.04.2011 tarihinde oybirliğiyle  karar verildi.

 


Bizden Haberler İçin İletişimde Kalın

Haber Bültemiz!