Elektronik Posta: info@avtuncay.com

Telefon: 0366 215 62 19-60

7/24 Avukatlık Hizmeti: 0850 333 43 06

Bütün Faaliyetlerin Süresiz Olarak Durdurulması Ve Bu Faaliyetlere İlişkin Yetki Belgelerinin İptali

Bütün Faaliyetlerin Süresiz Olarak Durdurulması Ve Bu Faaliyetlere İlişkin Yetki Belgelerinin İptali

Bütün Faaliyetlerin Süresiz Olarak Durdurulması Ve Bu Faaliyetlere İlişkin Yetki Belgelerinin İptali

DAVANIN ÖZETİ    : Davacı tarafından, XXXXXX tarihinde sermaye piyasası ile ilgili bütün faaliyetleri süresiz olarak durdurulan ve bu faaliyetlere ilişkin yetki belgelerinin iptaline karar verilen Çarşı Menkul Değerler A.Ş.'nin iflas etmesi üzerine iflas masasından kendisine yapılan ödemenin yersiz olduğu, gerçek zararının karşılanmadığı ileri sürülerek 20.000,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir. 

SAVUNMANIN ÖZETİ    :XXXXXXA.Ş. Nezdinde uzmanlarca yapılan denetimlerde tespit edilen hususların değerlendirilmesi sonucu XXXXXXX tarih ve 27/419 sayılı kararla; malî durumunu güçlendirmesi için süre verildiği, bu süre sonunda aracı kurumun mevzuata aykırı uygulamalarını düzeltmemesi ve malî durumunu güçlendirmesine yönelik tedbirleri almaması üzerine  sermaye piyasası ile ilgili bütün faaliyetlerinin süresiz olarak durdurulmasına ve yetki belgelerinin iptaline karar verildiği, Kurulun gerek XXXXX A.Ş.'nin faaliyet süresi içerisinde gerekse iflas kararından sonra tasfiye süreci içerisinde üstüne düşen sorumlulukları tam ve zamanında yerine getirdiği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Hüküm veren Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun (1.) maddesinde, "Bu Kanunun konusu, tasarrufların menkul kıymetlere yatırılarak halkın iktisadi kalkınmaya etkin ve yaygın bir şekilde katılmasını sağlamak amacıyla; sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını, tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarının korunmasını, düzenlemek ve denetlemektir." hükmü, (46/A) maddesinde, "Hakkında tedrici tasfiye veya iflas kararı verilen aracı kurumların ve Bankalar Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla Bakanlar Kurulu Kararıyla faaliyetleri durdurulan bu Kanunun 50 nci maddesi (a) bendi hükmü kapsamındaki bankaların, yaptıkları sermaye piyasası faaliyetleri ve işlemleri nedeniyle müşterilerine karşı hisse senedi işlemlerinden doğan nakit ödeme ve hisse senedi teslim yükümlülüklerini ve bu Kanunun 46/B maddesinde düzenlenen görevleri bu Kanunda öngörülen esaslara göre yerine getirmek ve tasfiye giderlerini karşılamak amacıyla tüzel kişiliği haiz Yatırımcıları Koruma Fonu kurulmuştur. Bütün aracı kuruluşlar, bu Fona katılmak zorundadır." hükmü yer almaktadır.
 4487 sayılı Kanun'un (Geçici 2.) maddesinde "Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce, Kurulca tüm yetki belgeleri iptal edilen aracı kurumların, sermaye piyasası faaliyetlerinden doğan alacak sahiplerinin Fonun imkanları da dikkate alınarak alacaklarının bu maddedeki esaslar çerçevesinde kısmen ödenmesini teminen özel bir Fon kurulmuştur. Söz konusu aracı kurum alacaklılarına Fondan ödeme yapılabilmesi için, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce veya sonra haklarında iflas davası açılması ve iflas tasfiyesinde alacakların borç ödemeden aciz belgesine bağlanmış olması zorunludur. İflas tasfiyesinde düzenlenen borç ödemeden aciz belgesine bağlanmış nakit ve menkul kıymete ilişkin asıl alacak tutarı, aracı kurumların yetki belgelerinin iptal edildiği tarihte geçerli T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Amerikan Dolarına çevrilir. Bu aracı kurumların iflasının açılmasından sonra iflas tasfiyesi sırasında yapılan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihte geçerli T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Amerikan Dolarına çevrilerek, dolar bazında asıl alacaktan mahsup edilir. Bu suretle bulunan bakiye, borç ödemeden aciz belgesine bağlandığı tarihte geçerli T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilir ve üçüncü fıkradaki esaslara göre hak sahiplerine ödenir." hükmü bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, XXXXXXX. nezdinde yapılan denetimlerde tespit edilen hususların değerlendirilmesi sonucu 17.05.1994 tarih ve 27/419 sayılı Kurul kararıyla; aracı kuruma 2499 sayılı Kanun'un (46/g) ve (46/h) maddeleri uyarınca malî durumunu güçlendirmesi için süre verildiği, bu süre sonunda aracı kurumun mevzuata aykırı uygulamalarını düzeltmemesi ve malî durumunu güçlendirmesine yönelik tedbirleri almaması üzerine 09.06.1994 tarih ve 40/578 sayılı kararla; aracı kurumun sermaye piyasası ile ilgili bütün faaliyetlerinin süresiz olarak durdurulmasına ve bu faaliyetlere ilişkin yetki belgelerinin iptaline karar verildiği, Kurul tarafından ihtiyati tedbir talebi ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurulması sonucu anılan Mahkemenin 10.06.1994 tarih ve 1994/2298 D.İş sayılı kararı ile ihtiyati tedbir kararının alındığı, 16.06.1994 tarih ve 42/593 sayılı Kurul kararıyla aracı kurum hakkında iflas davası açılmasına karar verildiği, anılan Kurul kararı uyarınca 17.06.1994 tarihinde Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açıldığı ve Mahkeme'nin 04.07.1995 tarih ve E:1994/311, K:1995/345 sayılı kararıyla, aracı kurumun iflasına karar verildiği, aracı kurumun tasfiye sürecinin İstanbul Beyoğlu İflas Müdürlüğü'nün 1995/7 sayılı dosyası ile yürütülmeye başlandığı, iflas masası tarafından davacıya 6.806,05 TL ödeme yapıldığı, gerçek zararının XXXXXX-TL olduğunu ileri sürerek bakiye XXXXXXX-TL'nin kendisine ödenmesi istemiyle davalı idareye başvurulduğu, bu başvurunun reddi üzerine davalı idarenin gözetim ve denetim sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan Kanun hükümleri uyarınca yatırımcıları koruma fonu hükümlerinden yararlandırılma olanağı bulunmayan ve 4487 sayılı Kanun'un (Geçici 2.) maddesi uyarınca kurulan özel fondan şahsına ödeme yapılmasına karar verilen davacı tarafından, her ne kadar; davalı idarenin gözetim ve denetim sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmediği ileri sürülmüş ise de; yukarıda aktarılan süreçte davalı idare tarafından mali yapısı bozulduğu tespit edilen XXXXXXXXXX A.Ş. nezdinde tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak için gerekli faaliyetlerde bulunulduğu görüldüğünden davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilememiştir.
Bu durumda; davalı idare tarafından denetim ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirildiği görüldüğünden idarenin hizmet kusuruna dayalı bir hukuki sorumluluğundan söz edilemeyeceği anlaşılmakta olup; tazminat isteminin karşılanmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 69,05-TL  yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nin (12.) maddesi uyarınca takdir edilen 2.400,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, fazla yatırılan 295,00-TL nisbî harç ile artan posta ücretinin istenilmesi halinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde Mahkememiz aracılığıyla Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere  28.03.2011 tarihinde oybirliğiyle  karar verildi. 

 


Bizden Haberler İçin İletişimde Kalın

Haber Bültemiz!