Elektronik Posta: info@avtuncay.com

Telefon: 0366 215 62 19-60

7/24 Avukatlık Hizmeti: 0850 333 43 06

Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi nedeniyle ücretinden kesilen damga vergisi iadesi

Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi nedeniyle ücretinden kesilen damga vergisi iadesi

Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi nedeniyle ücretinden kesilen damga vergisi iadesi

     

DAVANIN ÖZETİ    : Aile hekimi olan davacının Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi nedeniyle ücretinden kesilen 870,74 TL damga vergisinin iadesi için vergi hatası kapsamında yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin; sözleşmesinin belli bir bedeli ihtiva etmediğinden bahisle damga vergisine tabi olmadığı belirtilerek iptali ve tahsil edilen verginin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ    :"Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik" hükümlerinde belirtilen ve sözleşme imzalandığı tarihte belli olan aylık ücret ile sözleşme süresinin çarpımı suretiyle bulunan tutar üzerinden yapılan  damga vergisi kesintisinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. 
    TÜRK  MİLLETİ  ADINA
    Karar veren Ankara 5.Vergi Mahkemesi Hakimliğince dava dosyası incelenerek işin gereği  gereği düşünüldü;
    Dava, davacının Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi nedeniyle kesilen damga vergisinin iadesi istemiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin  iptali ile ödenen damga vergisinin kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.
    213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122.maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri red olunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına(Gelir İdaresi Başkanlığına) müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise, aynı Kanunun 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılacak hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapıldıktan sonra, 117. ve 118. maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğu gösterilmiş bulunmaktadır.
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1.maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; bu kanundaki kağıtlar teriminin yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği,  3.maddesinde, Damga Vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, aynı Kanunun 4.maddesinde, bir kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılacağı, kağıtların mahiyetlerinin tayininde şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammum ettiği hüküm ve manaya bakılacağı, 10.maddesinde, damga vergisinin nisbi ve maktu olarak alınacağı, nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre, bu kağıtlarda yazılı belli paranın, maktu vergide ise mahiyetlerinin esas olduğu hüküm altına alınmış; belli para teriminin kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade ettiği, anılan Kanuna ekli (1) sayılı tabloda ise mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerden belli parayı ihtiva edenlerin nispi vergiye tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
    Yukarıda yer verilen kanun maddelerinin yorumlanmasından; bir kağıdın nisbi oranda damga vergisinin konusunu oluşturabilmesi için kağıdın belli bir meblağ içermesi veya kağıttaki  meblağın hesaplanması için yeterli veri bulunması gerekmektedir.  
Dosyanın incelenmesinden; davacı ile Ankara Valiliği arasında imzalanan Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi nedeniyle davacının 2011/Ocak dönemi maaşından nispi oranda yapılan 870,74 TL damga vergisi kesintisinin iadesi için vergi hatası kapsamında yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımni reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen  damga vergisinin kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı ile Ankara Valiliği arasında imzalanan Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesinin incelenmesinden; sözleşmenin belli bir meblağı ihtiva etmediği, sözleşmenin 5. maddesinde ilgiliye yapılacak ödemeler ve kesintilerde, "Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik" hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, ancak bahsi geçen Yönetmeliğin 16. maddesinde; aile hekimine yapılacak ödemelerin; aylık olarak yapılacak olan ve  görev bölgesinde bulunan kişiler için belirlenmiş farklı katsayılara dayanılarak hekimin öğrenim durumu dikkate alınarak yapılacak ödemeler ile maddede belirtilen giderlerle bağlantılı olarak yapılacak ödemeler olarak belirtilmesi nedeniyle bu verilerden hareketle sözleşmeye bağlı bir bedelin hesaplanması ve bu bedele dayanılarak nispi oranda damga vergisi hesaplanması sözleşme imzalandığı tarihte mümkün olmadığından davacıdan nispi oranda damga vergisi tahakkuk ve tahsil edilmesi işleminde ve buna karşı yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
    Bu nedenle dava konusu zımnı ret işleminin iptali ile haksız tahsil edilen damga vergisinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerekmektedir.
    Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile tahsil edilen 870,74 TL damga vergisinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, aşağıda dökümü yapılan 71,80 TL yargılama gideri ile 1.000,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, artan posta avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere, 29/01/2016 tarihinde  karar verildi.


Bizden Haberler İçin İletişimde Kalın

Haber Bültemiz!