Elektronik Posta: info@avtuncay.com

Telefon: 0366 215 62 19-60

7/24 Avukatlık Hizmeti: 0850 333 43 06

İl Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanan "Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi"

İl Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanan

İl Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanan "Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi"


DAVANIN ÖZETİ    : Davacı ile *** İl Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanan "Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi" için Ocak/2011dönemine ait maaşından kesilen toplam 1.703,37- TL tutarındaki damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine şikayet yoluyla davalı idareye yaptıkları başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin; yapılan sözleşmede belli veya hesap edilebilir bir bedelin bulunmadığı, yapılan kesintinin vergi hatası kapsamında olduğundan düzeltilmesi gerektiği, belli bir para ihtiva etmediğinden damga vergisine tabi olmayacağı ileri sürülerek iptali ve 1.703,37- TL'nin Gelir İdaresi Başkanlığı'na düzeltme başvurusu tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ    : Dava konusu olayda vergi hatası bulunmadığı, aile hekimliği hizmet sözleşmelerinin belli parayı ihtiva etmediği gerekçesiyle damga vergisine tabi tutulmaması şeklindeki iddiaların yersiz olduğu, "Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik"te çalışanlara yapılacak aylık sabit ücretlerin belirlenmiş olduğu, sabit ücret ile sözleşme süresinin çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden damga vergisi hesaplanmasının hukuka aykırı olmadığı belirtilerek açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. 

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Karar veren Ankara 5. Vergi Mahkemesi'nce, dava dosyası incelenerek işin gereği düşünüldü:
Dava, davacı ile *** İl Sağlık Müdürlüğü arasında akdedilen "Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi" için 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca hesaplanıp 2011/Ocak dönemine ait maaşından kesilen toplam 1.703,37- TL tutarındaki damga vergisinin yasal faiziyle iadesi istemiyle açılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul  Kanununun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri red olunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına(Gelir İdaresi Başkanlığına) müracaat  edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise, aynı Kanunun 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılacak hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapıldıktan sonra, 117. ve 118. maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğu gösterilmiş bulunmaktadır.
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasında; bu Kanun'a ekli (I) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, söz konusu tablonun 1. bölümünde de, mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerden belli bir parayı ihtiva edenlerin nispi, etmeyenlerin maktu damga vergisine tabi tutulacağı hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun'un 10. maddesinde de; damga vergisinin nispi veya maktu olarak alınacağı, nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre bu kağıtlarda yazılı paranın; maktu vergide, kağıtların mahiyetlerinin esas alınacağı, belli para teriminin kağıtların ihtiva ettiği veya bunlardan yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade edeceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda sözü edilen madde hükümleri uyarınca; damga vergisine tabi olan bir kağıdın nispi oranda vergiye tabi tutulabilmesi için, kağıtta yazılı paranın açıkça belirtilmesi veya kağıtta bu meblağın hesaplanmasına ilişkin verilerin yer alması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı ile *** Valiliği arasında imzalanan Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi nedeniyle davacının 2011/Ocak dönemi maaşından nispi  oranda yapılan 1.703,37 TL damga vergisinin iadesi için vergi hatası kapsamında yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen damga vergisinin başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı ile İl Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanan hizmet sözleşmesine istinaden sözleşme pulu adı altında nispi olarak hesaplanıp maaşından kesinti yapılmak suretiyle tahsil olunan damga vergisine ilişkin olarak, vergiyi doğuran olayın sebebi gösterilen "Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi" incelendiğinde, sözleşmede kağıda bağlı işlem bedelinin belirtilmediği, 6. maddesinde; ilgiliye yapılacak ödemeler ve kesintilerde sözleşme yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağı, bunun dışında herhangi bir ad altında başka bir ödeme yapılamayacağının kararlaştırıldığı, 2. maddesinin (d) bendinde, sözleşme yönetmeliğinden kastedilenin "Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığı'nca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler İle Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" olduğu, atıf yapılan anılan yönetmeliğin 'Aile sağlığı elemanlarına yapılacak ödemeler'i düzenleyen 19. maddesinde de; aylık olarak yapılacak ödemelerin görev bölgesinde bulunan (0-59 ay grubu, gebe, 65 yaş üstü, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlüler ve diğer) kayıtlı kişiler için belirlenmiş ayrı ayrı katsayılar esas alınmak suretiyle bulunan puan esas alınarak öğrenim durumuna göre yapılan ödeme ile sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi ücreti adı altında yapılan ödeme kaleminden oluştuğu, bu verilere göre ise kağıda bağlı işlem bedelinin hesaplanmasına olanak bulunmadığından, nispi oranda tahakkuk ettirilip tahsil olunan damga vergisinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Hukuka aykırı olarak tahsil olunduğu bu sebeple iadesi gereken söz konusu damga vergisi ile birlikte talep olunan faiz istemine ilişkin olarak; haksız yere alınan vergi nedeniyle yoksun kalınan tutarın, Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda yasal faiz uygulanarak ilgilisine ödenmesi gerekmekte olup, davacı vekilince dava dilekçesinde talep edildiği şekilde, talep edilen 1.703,37- TL'nin Gelir İdaresi Başkanlığı'na düzeltme başvurusu tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne, dava konusu 1.703,37- TL damga vergisinin Gelir İdaresi Başkanlığı'na düzeltme başvurusu tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine, aşağıda dökümü yapılan 71,80- TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.000,00- TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, artan posta avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere, 28/01/2016 tarihinde karar verildi.


Bizden Haberler İçin İletişimde Kalın

Haber Bültemiz!