T.C.
ANKARA
14. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2009/1269
KARAR NO : 2011/979
DAVANIN ÖZETİ : M. Belediye Başkanlığı tarafından 06/08/2009 tarihinde açık ihale usûlü ile yapılan “M. İlçe Sınırları İçerisindeki Katı Atıkların Toplanması, Nakli, Cadde ve Sokakların El ve Makine İle Süpürülmesi ve Yıkanması İşi” ihalesine ilişkin olarak ihale dokümanı satın alan davacı şirket tarafından, Teknik Şartnamenin 10’uncu maddesinde yer alan kural ile ilgili olarak yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine dair Kamu İhale Kurulu’nun 24/08/2009 gün ve 2009/UH.III-2178 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu, zira ihale teknik şartnamesinin 10. maddesindeki hususun belirli olmadığı, teklif birim fiyatının bulunmaması nedeniyle sağlıklı bir maliyet hesabının yapılamayacağı iddialarıyla iptali istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Dava konusu ihalede teklif sahiplerinin teklif vermesini engelleyecek bir belirsizliğin olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 14. İdare Mahkemesi’nce dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, M. Belediye Başkanlığı tarafından 06/08/2009 tarihinde açık ihale usûlü ile yapılan “M. İlçe Sınırları İçerisindeki Katı Atıkların Toplanması, Nakli, Cadde ve Sokakların El ve Makine İle Süpürülmesi ve Yıkanması İşi” ihalesine ilişkin olarak ihale dokümanı satın alan davacı şirket tarafından, Teknik Şartnamenin 10’uncu maddesinde yer alan kural ile ilgili olarak yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine dair Kamu İhale Kurulu’nun 24/08/2009 gün ve 2009/UH.III-2178 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
4734 sayılı Kanunun 5. maddesinde; “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılamasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.”, 12. maddesinin birinci fıkrasında “İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerin her türlü özelliğini belirten idari ve teknik şartnamelerin idarelerce hazırlanması esastır. Ancak, mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin özelliği nedeniyle idarelerce hazırlanmasının mümkün olmadığının ihale yetkilisi tarafından onaylanması kaydıyla, teknik şartnameler bu Kanun hükümlerine göre hazırlattırılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu ihale Teknik Şartnamesinin 10. maddesinde “Yüklenici idare elemanları ile koordinasyonu sağlamak amacıyla yeteri kadar GSM şirket hattı cep telefonu temin edecek ve giderlerini karşılayacaktır” düzenlemesi yer almıştır.
Ayrıca, söz konusu işe ait İhale İlanının 4.3.2. ve İdari Şartnamenin 7.5.2. “Personel Durumuna İlişkin Belgeler” başlıklı maddelerde bu işte çalıştırılacak olan personel niteliği ve sayısı belirtilmiş, buna göre; bu işte 1 adet müdür, 2 adet büro elemanı, 3 adet kontrolör, 6 adet kademe elemanı, 35 adet şöför, 90 adet yükleme işçisi, 163 adet süpürge işçisi olmak üzere toplam 300 personelin çalıştırılacağı öngörülmüştür.
Dava dosyasının incelenmesinden; M. Belediye Başkanlığı tarafından 06.08.2009 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “M. İlçe Sınırları İçerisindeki Katı Atıkların Toplanması, Nakli, Cadde ve Sokakların El ve Makine ile Süpürülmesi ve Yıkanması İşi” ihalesine ilişkin olarak davacı şirketin 31.07.2009 tarihinde yaptığı şikayet başvurusu hakkında idare tarafından süresi içinde cevap verilmemesi üzerine 13.08.2009 günlü dilekçe ile Teknik Şartnamenin 10. maddesinde yer alan “Yüklenici idare elemanları ile koordinasyonu sağlamak amacıyla yeteri kadar GSM şirket hattı cep telefonu temin edecek ve giderlerini karşılayacaktır.” düzenlemesi nedeniyle sağlıklı bir maliyet hesabı yapamadıkları ve ihaleye iştirak edemedikleri iddialarıyla itirazen şikayet başvurusunda bulundukları, bu başvurusunun dava konusu işlemle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda; davacı şirketin iddiasına ilişkin olarak ihaleyi yapan idarenin 05.08.2009 tarih ve 280 sayılı yazısında; ihale dokümanında belirtilen yapılacak işlerdeki muhtemel maliyetler ihale konusu hizmet sektöründe faaliyet gösterenlerce öngörülebilir nitelikte olmakla beraber tekliflerin hazırlanmasına engel teşkil edecek nitelikte ve mevzuata aykırı bir düzenlemenin bulunmadığı, söz konusu işte, deneyim ve tecrübe sahibi olan firmalarca istenilen GSM şirket hatlı cep telefonlarının işin yürütülmesinde sadece kontrol ve denetimi sağlayan müdür ve kontrolörlere temin edilmesi gerektiğinin bilindiği, kullanılacak cep telefonunun sayısının idare ile irtibat ve koordinasyonu sağlaması gereken 1 adet müdür ve 3 adet kontrolöre temin edilmesinin yeterli olduğu, zira idare işin yürütülmesi esnasında müdür ve kontrolörlerle irtibat halinde olduğu, yüklenicinin kendi içindeki iletişimi kendi sorumluluğunda olup bu konuda telsiz ya da günümüzde artık herkeste şahsi cep telefonlarının kullanıldığı, ayrıca, GSM şirketlerinin çeşitli tarife ve kampanyalarının bulunduğu, yüklenicilerin bu kampanyalardan sembolik fiyatlarla istifade ettikleri ifade edilmiştir.
Buna göre, dava konusu düzenlemede, yüklenici tarafından temin edilecek cep telefonlarının idare ile yüklenici firma arasında koordinasyonun sağlanması için istenildiği, dolayısıyla cep telefonlarının ihale konusu hizmet işinin yürütülmesinden yüklenici adına sorumlu yönetici ve denetleyici personele verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdari Şartnamenin 7.5.2’nci maddesinde ihale konusu hizmet işinde çalışacak personelin görev ve sayısı belirtildiğinden isteklilerin teklif vermesini engelleyecek ve tereddüde düşürecek bir belirsizlik olmadığı sonucuna varılmış olup, dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 107,40-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 550,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin isteği halinde davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 06/07/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
