A. vatandaşı olan ve D. Eylül Üniversitesi T. Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında uzmanlık eğitimini tamamlayan davacının, üroloji uzmanlık belgesinin tescili istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü’nün 07.01.2011 gün ve 335 sayılı işleminin; hukuka aykırı olduğu; zira, Türk mevzuatına uygun şekilde aldığı uzmanlık eğitimi sonunda girdiği uzmanlık jüri sınavında başarılı olduğu, bu nedenle üroloji uzmanlık belgesinin tescil edilmesi gerektiği iddialarıyla iptali istenilmektedir.

T.C.
ANKARA
14. İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO : 2011/446
KARAR NO : 2011/1214

DAVANIN ÖZETİ : A. vatandaşı olan ve D. Eylül Üniversitesi T. Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında uzmanlık eğitimini tamamlayan davacının, üroloji uzmanlık belgesinin tescili istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü’nün 07.01.2011 gün ve 335 sayılı işleminin; hukuka aykırı olduğu; zira, Türk mevzuatına uygun şekilde aldığı uzmanlık eğitimi sonunda girdiği uzmanlık jüri sınavında başarılı olduğu, bu nedenle üroloji uzmanlık belgesinin tescil edilmesi gerektiği iddialarıyla iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : İdarelerince tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Ankara 14. İdare Mahkemesi’nce önceden belirlenen ve taraflara tebliğ edilen 23.09.2011 tarihinde yapılan duruşmaya davacı ve vekilinin gelmediği, geldiği görülen davalı idare temsilcisi Hukuk Müşaviri Ömer Severcan’a usulüne uygun söz verilip yaptığı açıklamalar dinlendikten sonra dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava, A. vatandaşı olan ve D. Eylül Üniversitesi T. Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında uzmanlık eğitimini tamamlayan davacının, üroloji uzmanlık belgesinin tescili istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü’nün 07.01.2011 gün ve 335 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
14.04.1928 gün ve 938 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1219 sayılı Tababet ve Ş. Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Yasanın, 5614 sayılı Yasa yayımlanmadan önce yürürlükte bulunan 9. maddesinde, “İhtisas vesikalarının sureti ahzi ve bu hususta mer’i olması lazım gelen kavait işbu kanunun tarihi meriyetinden sonra Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince tanzim edilecek bir nizamname ile tayin olunur.” hükmüne yer verilmiş ve bu hüküm uyarınca Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan tüzükler ile tıpta uzmanlık eğitimine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Alıntısı yapılan madde hükmüne dayanılarak; 2002 yılında Tıpta Uzmanlık Tüzüğü yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
1219 sayılı Yasanın 04/04/2007 gün ve 26483 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5614 sayılı Yasanın 4. maddesi ile değiştirilen 9. maddesi hükmüyle Sağlık Bakanlığı’nın sürekli kurulu niteliğinde Tıpta Uzmanlık Kurulu ihdas edilmiştir. Maddenin son fıkrasında, “Kurulun çalışma usul ve esasları ile ilgili diğer hususlarla ihtisas belgelerinin alınması ve uzmanlık eğitimi ile ilgili diğer usül ve esaslar Sağlık Bakanlığınca hazırlanıp Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik yürürlüğe konuluncaya kadar, mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam edilir.” hükmü yer almaktadır.
1219 sayılı Yasanın 5614 sayılı Yasa ile değişik 9. maddesine dayanılarak hazırlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği 18.07.2009 gün ve 27292 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
1219 sayılı Yasada yabancı uyruklu kişilerin tıpta uzmanlık eğitimine başlaması hususunda bir düzenleme bulunmamakla birlikte, davacının tıpta uzmanlık eğitimine başladığı 15/09/2003 tarihi ile eğitimini bitirme sınavı ile tamamladığı 18/02/2009 tarihinde yürürlükte bulunan ve tıpta uzmanlık eğitimine ilişkin usul ve esasları belirleyen mülga Tıpta Uzmanlık Tüzüğünün 19. maddesinin (g) bendinde, yabancı uyruklu kişilerin ancak T. Uzmanlık Giriş Sınavında başarılı olmaları halinde asistanlığa kabul edilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan 09/10/2008 gününde uygulamaya konulan ve davacının uzmanlık eğitimini tamamladığı tarihte yürürlükte bulunan, Türkiye Cumhuriyeti Tarafından Türk Cumhuriyetleri ile Türk Topluluklarından Gelen Öğrencilere Verilen Lisansüstü Eğitim Bursları ile ilgili Şartnamenin Burslarla İlgili Genel Bilgiler kısmının 13. maddesinde; kendi ülkelerinde tıp eğitimi almış kişilerin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından verilmiş denklik belgesine sahip olmak ve uzmanlık eğitimi alacakları tıp fakültelerinde TUS benzeri bir sınava alınarak başarılı olmak koşuluyla tıpta uzmanlık eğitimine başlayabilecekleri düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; A,Tıp Üniversitesinden mezun olan A. uyruklu davacının, 2001-2002 eğitim-öğretim yılında A. tahsis edilen burs kontenjanından yararlanarak bir yıl süreli Türkiye Türkçesi eğitimini tamamladığı ve 22.06.2003 gününde yapılan Türkçe Seviye Tespit Sınavında başarılı olduğu Ege Üniversitesi T. Fakültesince yapılan bilim sınavında başarılı olması üzerine Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 28.07.2003 günlü kararı ve Azerbaycan Cumhuriyeti Tahsil Nazırlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretnim Kurulu Başkanlığı arasında 28.01.2003 tarihinde imzalanan Eğitim ve Bilim Alanlarında İşbirliği Protokolü’nün 8. maddesi uyarınca D. Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında 15.09.2003 gününde tıpta uzmanlık eğitimine başladığı ihtisasını tamamlayarak, Dokuz Eylül Üinversitesi Üroloji Anabilim Dalı tarafından 18.02.2009 gününde yapılan uzmanlık sınavı sonucunda üroloji uzmanlığına liyakat kazandığı, uzmanlık belgesinin tescili için yapılan başvurunun ise tıpta uzmanlık giriş sınavına girmeden uzmanlık eğitimine başladığından bahisle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
T.C. Anayasası’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri arasında sayılan Hukuk Devleti ilkesinin gereklerinden biri olan devlet faaliyetlerinin belirliliği ilkesi uyarınca, idarenin eylem ve işlemlerinin önceden belli ölçüde öngörülebilir olması gerektiği açıktır. Bu bağlamda idare işlemleri ile sürekli uygulamaları ve hukuki istikrarı tesis etmek durumundadır.
Somut olay bu ilke ile birlikte ele alındığında; her ne kadar Tıpta Uzmanlık Tüzüğü hükümleri uyarınca tıpta uzmanlık giriş sınavında başarılı olmak suretiyle eğitime başlaması gerekse de, Türkiye Cumhuriyeti burslusu olarak ülkemizde eğitim alma imkanı bulan davacının; kendisi için, devlet idaresi tarafından öngörülen tüm idari süreci yerine getirerek geçmesi gereken bilim sınavlarında başarılı olduğu açık olduğundan, uzmanlık belgesinin tescil edilmesi ve uzman hekim olarak görev yapabilme noktasında haklı bir beklenti içinde olması sahip olduğu hukuki durumun gereği olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu durumda, Türkiye Cumhuriyeti burslusu olarak ülkemizde eğitim alma imkanı bulan ve devlet idaresi tarafından öngörülen tüm idari süreci yerine getirerek gerek uzmanlık eğitimine başlamadan önce Ege Üniversitesiİ üyelerince, gerekse uzmanlık eğitimini bitirme aşamasında D. Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri tarafından yapılan bilim sınavlarında başarılı olmak suretiyle uzmanlık eğitimi aldığı alandaki yetkinliğini ortaya koyan davacının, salt Tıpta Uzmanlık Sınavına girmemesi nedeniyle uzmanlık belgesinin tescil edilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 118,00-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 550,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin isteği halinde davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 23/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.