A. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14/08/2009 gün ve 1871 sayılı kararı ile onaylanan Y. E. “Es. Yolu ve Civarı İsale Hattı Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı” sınırına uygun olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli nâzım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının onayına ilişkin A. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.12.2009 gün ve 3027 sayılı kararının; mevcut yasal düzenlemelere tamamen aykırı, şehircilik ilke ve esaslarına uymayan, beldenin ihtiyacı yönünden planlama ilkeleri ve kamu yararı gözetilmeden, hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde yapıldığı, zira söz konusu bölgenin kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilme şartlarının bulunmadığı, imar hukuku işlemlerinde ilgili ilçe belediyesi olan Y. Belediyesi’nin devre dışı bırakıldığı, önceden mevzi imar planı bulunan bazı bölgelerde onaylı mevzi imar planı kararları korunurken bazı bölgelerin, imar planı revize edilecek mevzi planlı alanlar olarak belirlendiği, aynı plan kapsamında farklı yapı yoğunluğunun itirazlara yol açabileceği, meclis kararının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla iptali istenilmektedir.

T.C.
ANKARA
14. İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO : 2010/833
KARAR NO : 2011/1156

DAVANIN ÖZETİ : A. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14/08/2009 gün ve 1871 sayılı kararı ile onaylanan Y. E. “Es. Yolu ve Civarı İsale Hattı Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı” sınırına uygun olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli nâzım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının onayına ilişkin A. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.12.2009 gün ve 3027 sayılı kararının; mevcut yasal düzenlemelere tamamen aykırı, şehircilik ilke ve esaslarına uymayan, beldenin ihtiyacı yönünden planlama ilkeleri ve kamu yararı gözetilmeden, hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde yapıldığı, zira söz konusu bölgenin kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilme şartlarının bulunmadığı, imar hukuku işlemlerinde ilgili ilçe belediyesi olan Y. Belediyesi’nin devre dışı bırakıldığı, önceden mevzi imar planı bulunan bazı bölgelerde onaylı mevzi imar planı kararları korunurken bazı bölgelerin, imar planı revize edilecek mevzi planlı alanlar olarak belirlendiği, aynı plan kapsamında farklı yapı yoğunluğunun itirazlara yol açabileceği, meclis kararının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Usul yönünden, davanın süresi içerisinde açılmadığı, esas yönünden, 07.03.2007 tarih ve 26455 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 05.03.2007 tarih ve 2007/11772 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile su ishale hattının geçtiği özel mülkiyete konu taşınmazlarda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma uygulanmasına karar verildiği ve idarelerince de K. su ishale hattı güzergahının İ. Arıtma Tesisi’ne kadar olan kısmına ilişkin planlama çalışmalarına başlandığı, bu amacı gerçekleştirmeye yönelik olarak A. Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.08.2009 gün ve 1871 sayılı kararı ile ASKİ Genel Müdürlüğünce öngörülen E. ve Y. İlçe sınırları dahilinde; Y. Ş. Mahalleleri ve civarı ishale hatlarını da kapsayan bölgede “E. Yolu İsale Hattı K .Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı” sınırlarının onaylandığı, 5393 sayılı Belediye Kanunun 73. maddesi hükmü uyarınca kentin gelişimine uygun her tür arazide Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje uygulaması yapılabileceği, idareleri işleminin imar mevzuatına ve şehircilik ilkelerine uygun olduğu ileri sürülerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Ankara 14. İdare Mahkemesi’nce dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
Davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmeyerek esasa geçildi.
Dava; A. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14/08/2009 gün ve 1871 sayılı kararı ile onaylanan Y. E. “E. Yolu ve Civarı İsale Hattı Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı” sınırına uygun olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli nâzım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının onayına ilişkin A. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.12.2009 gün ve 3027 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde, N. İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, aynı maddenin devamında Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Anılan yasanın 8. maddesinde ise planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olma zorunluluğu getirilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Bakanlar Kurulu’nun 05.03.2007 tarih ve 2007/11772 sayılı kararı ile K. -İ. Arıtma Tesisleri Ham İshale Hattı’nın geçtiği özel mülkiyete konu taşınmazlarda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma uygulanmasına karar verildiği ve kararın 07.03.2007 tarih ve 26455 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı, bu kapsamda A. Büyükşehir Belediyesi’nce K. su ishale hattının B. ilçe sınırından itibaren İ. Arıtma tesisine kadar olan kısmına ilişkin planlama çalışmalarına başlanıldığı, ilk olarak “K.-İ. Su Hattı Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı Sınırı” belirlenerek A. Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.03.2008 gün ve 784 sayılı kararı ile onaylandığı, ancak açılan dava sonucunda A. 1.İdare Mahkemesinin 29.01.2009 gün ve E:2008/951, K:2009/104 sayılı kararı ile iptal edildiği, anılan yargı kararı sonrasında A. Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.08.2009 gün ve 1871 sayılı kararı ile ASKİ Genel Müdürlüğünce öngörülen E. ve Y. İlçe sınırları dahilinde; Y. Ş. Mahalleleri ve civarı ishale hatlarını da kapsayan bölgede 1/5000 ölçekli “E. Yolu ve Civarı İsale Hattı Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı” sınırının onaylandığı, bu işleme karşı açılan davada A. 14.İdare Mahkemesi’nin 24.06.2010 gün ve E:2010/174, K:2010/906 sayılı kararı ile süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği, diğer taraftan, davalı idare tarafından bahsi geçen sınır onamasına uygun olarak 1/5000 ölçekli nâzım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar plânlarının hazırlandığı ve 0,15 olan yapı yoğunluğu 0,30’a çıkarılarak 17.12.2009 gün ve 3027 sayılı Meclis kararı ile onayladığı, bakılmakta olan davanın söz konusu Meclis kararının iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
İmar planlarının yargısal denetimi sırasında, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterlerinin yanısıra özelliği itibariyle imar planlarının bütünlüğü, genel yapısı, kapsadığı alanın nitelikleri ve çevrenin korunması gibi olguların gözetilmesi de zorunlu olup, imar planlarının hazırlanmasında bütün bu hususlara uyulup uyulmadığının saptanması, konunun teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle uzman bilirkişilere inceleme yaptırılması ile mümkündür.
Bu itibarla, uyuşmazlığın çözümü için Mahkememizin 30.06.2010 tarihli ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, yapılan keşif sonucunda düzenlenen ve 11.02.2011 tarihinde Mahkememiz kaydına giren bilirkişi raporunda özetle; “(…) Yenimahalle Belediyesi sınırlarında kalan Ş. bölgesi üst ölçekli Başkent (1/25000) A. N. İmar Planında “Bağcılık-Bahçecilik Alanları” olarak belirlenmiştir. Dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda su kanalının geçtiği güzergahın geçtiği bölgelerin üst ölçekli plandaki yerleri dikkate alınarak inşaat yoğunluğu Emsal=0,15 olarak belirlendiği halde önce (14.08.2009 gün ve 1871) Emsal=0,30’a çıkartıldığı ve itirazlardan sonrada Emsal=0,40 yapıldığı gibi ada bazı uygulamalarda %10 artış öngörülmüştür. Üst ölçekli Başkent (1/25000) A. N. İmar Planında “Bağcılık-Bahçecilik Alanları” olarak ayrılan alanın bir kısmı kentsel dönüşüm alanına alındığı ve bir kısmı da dışarıda bırakılmıştır. Geriye kalan “Bağcılık-Bahçecilik Alanları”nda imar hakları emsal=0,40 olarak belirlenmesi mümkün olmadığı için eşitsizlik yaratılmıştır. Üst ölçekli Başkent (1/25000) A. N. İmar Planında aynı imar hakları belirlendiği ve aynı ulaşım sisteminden yararlandıkları halde kentsel dönüşüm alanına ayrılan kısımda yüksek imar hakkı tanınmasında kamusal yararda görülmemektedir. 5998 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile “….konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak,…” amacı öngörüldüğü dikkate alındığında “K.-İ. Su İshale Hattı” amacı ile kentsel dönüşüm alanı belirlenmesi madde içeriğinde öngörülmediği gibi aynı plan kararları ile “Bağcılık-Bahçecilik Alanları” olarak belirlenen bir bölgenin ikiye bölünmesi ve farklı yoğunluk kararı verilmesi eşitlik ilkesini bozmaktadır.
Diğer taraftan “K.-İ. Su İshale Hattı” güzergahının önemli bir kısmı da genişletilerek yerleşim alanı katılamayan su kanalı olarak belirlenmiştir. Yaklaşık 3.000 metre civarındaki su kanalı üzerinde kalan parseller için parselasyon planı aşamasında yakınlık ve eşitlik kriteri sağlanarak hangi yerleşim alanında tahsis yapılabileceği konusunda anlaşmazlık ve sorun yaşanacağı açıktır. (…) Yerleşim alanında kalmayan ve sadece isale hattı güzergahı üzerindeki arazilerin sonraki yıllarda gündeme gelecek farklı imar uygulama etaplarına alınmasına olanak yaratılması “K.-İ. Su İshale Hattı” için öngörülen acil kamulaştırma amacına uygun düşmemektedir. Ayrıca üst ölçekli plan kararlarına rağmen yakın çevresinden daha yüksek imar hakları tanınması halinde taşınmazlar arasında eşitsizlik yaratacağı gibi yakın çevredeki tarım arazilerinin yerleşime açılması yönünde baskı oluşturacaktır. Bu şekilde de nüfus ve alan gelişimi açısından gerekli olmadığı halde tarım arazilerinin hızla yerleşime açılması gündeme gelecek ve tarım topraklarını korumak oldukça zor olacaktır. Dolayısıyla planların hazırlanmasında ve değişikliğinde yakın çevredeki tarımsal arazilerin yerleşime açılma isteğini özendiren ve bütünlüğünü etkileyecek kullanım kararı, nüfus yoğunluğu ve buna bağlı yapılaşma hakları tanınmaması gerekli iken uzun bir çalışma sonucu hazırlanan üst ölçekli 1/25000 Başkent Nazım İmar Planı kararlarının aksine kentsel dönüşüm alanına ayrılan bir alanda yakın çevresinden daha yüksek imar hakkı tanınması ve yine yakın çevredeki tarımsal nitelikli arazilere baskı oluşturulması kamu yararına aykırılık taşımaktadır.
(…) Diğer taraftan üst ölçekli 1/25000 Başkent N. İmar Planına ait plan kopyasında görüldüğü üzere kentsel dönüşüm alanı sınırının “seyrek yoğunluklu” konut gelişme alanı ile “Bağcılık-Bahçecilik Alanları” ve mevzi planlı alanlar gibi farklı yoğunluk bölgeleri alındığı gibi söz konusu yoğunluk bölgelerinin bir kısmı kentsel dönüşüm alanına ve bir kısmı da bu alanın dışında bırakıldığı için üst ölçekli plan ile sağlanan bütünlük ve eşitlik ilkesi zedelendiği, ayrıca Yenimahalle, E. “E. Yolu ve Civarı İsale Hattı Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı” sınır onayı yapılmasında esas amacın teknik altyapı güzergahının geçtiği parsellerdeki kamulaştırma yükünün azaltılması olarak belirtildiği, 5998 sayılı Kanun ile değişiklik yapılan 5393 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinde ise teknik altyapı alanlarının oluşturulmasına ilişkin bir husus yer almadığı,
Yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmanın plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünün sağlanması amacının üst ölçekli 1/25000 B. N. İmar Planı ile sağlandığı, dava konusu kentsel dönüşüm alanı sınır onayı yapılması ile bu alan içinde 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda aynı ulaşım olanaklarına sahip olan parsellerde eşitsizlik yaratıldığı,
Aynı şekilde üst ölçekli 1/25000 Başkent N. İmar Planı ile söz konusu kentsel dönüşüm alanında kalan taşınmazların her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak planlandığı halde kentsel dönüşüm alanına alanın bir kısım parsele farklı imar hakları tanınması ile plan bütünlüğünde belirlenen ilkelere ve kullanım türü ile yoğunluk kararlarına aykırı maksatlar için kullanıldığını gösterdiği,
Üst ölçekli 1/25000 B. N. İmar Planı yoğunluk bölgeleri belirlendiği, Yenimahalle Belediyesi sınırlarında kalan Ş. bölgesinde de “Bağcılık-Bahçecilik Alanları” olarak kullanım kararı verildiği, buna rağmen bölgenin gelecekteki nüfus yoğunlukları, yapı yoğunluğu ve yapılaşma koşulları, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ulaşım sistemlerinin ve problemlerinin çözümü gibi hususlar gözetilerek hazırlanan üst ölçekli plana hem yoğunluk kararı yönünden ve hem de “Bağcılık-Bahçecilik Alanları” olarak ayrılan bölgenin belirli bir kısmında önce Emsal=0,30 ve daha sonra 0,40 yoğunluk kararı verildiği,
Bir üsteki maddede yer aldığı üzere üst ölçekli 1/25000 B. N. İmar Planı ile belirlenen yoğunluk kararlarına uyulmadığı gibi aynı ulaşım ağından yararlanacak bir kısım yapı adasına farklı imar hakkı tanındığı,
Üst ölçekli 1/25000 Başkent Nazım İmar Planı ile plan bütünlüğünde insan, toplum ve çevre münasebetlerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması amacı güdüldüğü halde kentsel dönüşüm alanında onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlar ile eşitsizlik yaratıldığı ve bu amaçtan uzaklaşıldığı,
Sağlıklı bir çevre meydana getirme amacına aykırılık olmamakla birlikte plan bütünlüğü bozulduğu,
Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırı olarak belirlenen alanın ve yakın çevresindeki alanların fiziksel, kültürel, demografik, sosyal ve ekonomik yapı ile teknik alt yapısı, arazi kullanımı, mülkiyet yapısı ve yerleşme alanları ile ilgili özellikleri benzer olan yerlerde üst ölçekli 1/25000 Başkent Nazım İmar Planında aynı yoğunluk kararları ve kullanım türleri belirlendiği, Yenimahalle Belediyesi sınırlarında kalan Şehitali bölgesinde de “Bağcılık-Bahçecilik Alanları” olarak kullanım kararı verildiği halde dava konusu kentsel dönüşüm alanına alınması ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda ise inşaat emsalinin yakın çevresine de aykırı şekilde artırıldığı,
Yukarıda açıklanan tüm hususlar ve özellikle Şehitali bölgesinin koşulları dikkate alındığında planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı,
Belirtilen bu görüşler doğrultusunda (…) A. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.12.2009 gün ve 3027 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında imar haklarının önce 0,15 olan yapı yoğunluğunun 0.30’a çıkarılması ve itirazların değerlendirildiği A. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14.05.2010 tarih 1540 sayılı kararı ile inşaat emsalinin 0.40’a çıkarılması işleminin 5998 sayılı Kanunla değişik 5393 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesine, üst ölçekli 1/25000 B. N. İmar Planına, şehircilik ve planlama esaslarına, kamu yararına uygun olmadığı (…)” yönünde görüş bildirilmiş bulunmaktadır.
Söz konusu bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve rapora davalı idare tarafından itirazlarda bulunulmuş ise de, anılan itirazların bilirkişi raporunu sakatlar nitelikte olmadığı ve raporundaki tespitlerin hüküm tesisi için yeterli bulunduğu Mahkememizce de kabul edilmiş bulunmaktadır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, bilirkişi raporunda yer alan tespitler ve dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu Meclis kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nâzım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar plânları ile, 1/25000 ölçekli B. Nazım İmar Planında farklı yoğunluk bölgeleri olarak düzenlenen bölgelerin bir kısmında düzenleme yapıldığı, bir kısmının ise kentsel dönüşüm alanı dışında bırakıldığı ve bu suretle üst ölçekli plan ile sağlanan bütünlük ve eşitlik ilkesinin zedelendiği, diğer taraftan yapılan bu planlama ile kentsel dönüşüm alanı sınırında kalan yerlerde Emsal=0,30 imar hakkı tanınarak aynı ulaşım olanaklarına sahip olan parseller arasında eşitsizlik yaratıldığı anlaşılmış olup, bu bakımdan dava konusu işlemin hukuka, şehircilik esasları ve planlama ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 1.638,80-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 550,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta gideri ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren (30) gün içinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 20/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.