T.C. YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
ESAS – KARAR NO: 18950-3405
TARİH : 14.03.2006
BOŞANMA KOŞULLARI GERÇEKLEŞTİĞİNDE TARAFLARIN BARIŞMA OLASILIĞI YOK İSE AYRILIK KARARI VERİLMESİ KANUNA AYKIRIDIR
Özü: Boşanma koşulları gerçekleştiğinde tarafların barışma olasılığı yok ise ayrılık kararı verilmesi kanuna aykırıdır.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kocanın temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı kadının temyizine gelince;
Dava; Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmaya karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda Türk Medeni Kanununun 170- 171. maddeleri gereğince tarafların 1 yıl 6 ay müddetle ayrılıklarına hükmedilmiştir.
Anayasanın 141/3. maddesi gereğince “mahkemelerin her türlü kararlan gerekçeli olarak yazılmalıdır.” Medeni Kanunun 170/3. maddesine göre “dava ve istek boşanmaya ilişkin olmasına rağmen karı-kocanın barışmaları olasılığı bulunduğu taktirde” hakim ayrılığa karar verebilir. Bu durumda, davacı mutlak bir boşanma nedenine dayanmış ve bunun varlığını kanıtlamış olsa bile, hakim barışma olasılığını gördüğü taktirde boşanma yerine ayrılığa hükmedebilecektir. Bu durumda bir boşanma nedeninin gerçekleşmesi halinde barışmanın mümkün görüldüğüne, ortak yaşamın yeniden başlayabileceğine ve nihayet ileride birleşme umudunun bulunduğuna ilişkin yargıcın takdirin kesin ve denetimden uzak olduğunu düşünmemek gerekmektedir. Her şeyden önce hakimin takdir hakkım çok ciddi ve son derece isabetli kullanması gerekmektedir. Eşlerin barışma olasılığı, gerçekleşmeye yakın bir ciddiyetle görülmeli, varlığı makul surette kabul edilebilmeli, böyle bir kanaat sağlam olasılığa dayandırılmak, hatta barışma olasılığının varlığı bir kararın ikrarından ya da hareket tarzından anlaşılmış olmalıdır. Özetle barışma olasılığı kuvvetli bulunmalıdır. Zayıf bir olasılık yeterli değildir.
Bu konuda takdire ulaşılırken dosyaya uygun dayanaklar gösterilmeli (Yargıtay İnançları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 3.7.1978 tarihli 5-6 sayılı karan gerekçesi) boşanma nedeninin ve geçimsizliğin asıl saiki ve eşlerin kişisel durumları üzerine eğilinmeli, mücerret bir barışma olasılığının dışında eşlerin sosyal ve kültürel durumları değerlendirilmelidir. Olayların yoğunluğu ve ağırlığı eşlerin uzun bir süredir ayrı yaşamakta olmaları gibi haller herhalde yeniden bir araya gelme olasılığını ortadan kaldırıcı bir unsur olarak düşünülmelidir.
Nihayet yargıç kararında barışma olasılığının varlığını ve kendisini böyle “bir inanca götüren nedenleri, kanun yolu denetimine olanak verecek açıklıkta görmelidir (Anayasa m. 143/1, HUMK. m.388). Ancak bu yolladır ki mutlak bir boşanma nedeni hukuka uygun nisbileştirilebilir. Nisbi boşanma sebebinde de takdir hakkı Anayasa ve Kanun çerçevesinde kullanılmış olur.
Somut olaya gelince;
Davacı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği, anne ve babasının davacı kadına hakaret edip dövmelerine sessiz kaldığı ve anne babasının kansı ve çocuklarından daha önemli olduğunu söylediği, davacı kadının davalı kocasının ailesi tarafından evden kovduğu ve davalının davacıya fiziksel şiddet kullandığı tanık beyanlarıyla belirlenmiştir. Taraflar arasındaki evlilik birliği temelinden sarsılmış ve Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi koşullan oluşmuştur.
Türk Medeni Kanununun 170/3. maddesi gereğince tarafların barışma olasılığını gösterir dosyada bir delil yoktur. O halde boşanmaya karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün 2. bentte gösterilen nedenlerle kadın yararına BOZULMASINA, davalı kocanın temyiz itirazlarının 1. bentte gösterilen nedenlerle REDDİNE, aşağıda yazılı harem davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcının yatıran davacıya geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi.
