LiveZilla Live Chat Software
AÇIK MEKTUP... - Tuncay Yılmaz Avukatlık Bürosu

NOT: Android cihazlara bilgisayar üzerinden indirilerek kurulması gerekmektedir.

NOT : Şuan için sadece Android cihazlarda çalışmaktadır. İOS uygulamamız çok yakında!!

  

 

AÇIK MEKTUP...

 

 

KONU            : 24/04/2017 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan hukuka aykırı kararlar hakkında açık mektup.

Sayın ...........

Banka Meclis Üyesi

1- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim Şirketinin 5 adet hissesine sahip olmam sebebiyle iştirak ettiğim 24/04/2017 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kararlar ve yapılan değişiklikler hukuka aykırıdır.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim ŞirketiEsas Mukavelenin "Genel Kurul Toplantıları ve oy hakkı başlıklı" 14. maddesinin oy hakkına ilişkin (c) bendi  hükmü “Her on hisseye sahip olan veya bu miktar hisseyi temsil eden pay sahibi  bir oya maliktir. Banka Kanunun 23 üncü maddesi uyarınca yapılacak Denetleme Kurulu üyelikleri seçiminde (A), (B), (C) ve (D) sınıfı pay sahipleri  tarafından seçilecek üyeler için ayrı ayrı oylama yapılır ve bu seçimlerde, sınıflara ait her pay, bir oya sahiptir” şeklinde düzenleme yapılmışken, 24/04/2017 tarihinde yapılan Genel Kurulda madde metni “Her on hisseye sahip olan veya bu miktar hisseyi temsil eden pay sahibi bir oya maliktir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Oy hakkı, pay sahiplerine, pay sahipliği sıfatı dolayısıyla tanınan ve Genel Kurul toplantılarında ortaklık iradesinin oluşumuna katılarak, şirketin yönetimi, temsili ve denetimi gibi şirket işlerine ilişkin konularda etkili olabilme yetkisidir. Pay sahibi, oy hakkını kullanmak suretiyle şirket işlerine dolaylı bir şekilde katılır.

Anonim şirketlerde oy hakkı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 434 üncü maddesinde düzenlenmiş olup, 434/2 madde uyarınca her pay sahibi sadece bir paya sahip olsa da en az bir oy hakkına haizdir. Şu kadar ki; birden fazla paya sahip olanlara tanınacak oy sayısı esas sözleşme ile sınırlandırılabilir.

6102 sayılı Kanunun 452 nci maddesi uyarınca Genel Kurul, aksine esas sözleşmede hüküm bulunmadığı taktirde esas sözleşmenin bütün hükümlerini değiştirebilir; ancak müktesep ve vazgeçilmez haklar saklıdır.

Bu yasal düzenlemelere göre; her pay, Genel Kurulda, sahibine en az bir oy hakkı verir (oysuz pay sahibi olmaz ilkesi) ve bu hak, pay sahibinin en geniş anlamda yönetime katılmasını sağlar. Pay sahibi, oy hakkını ancak şirketin Genel Kurul toplantısında kullanabilir. Pay sahibi oy hakkından vazgeçemeyeceği gibi, bu hakkı kullanmaya da zorlanamaz.

Oy hakkı müktesep bir haktır ve 6102 sayılı Kanunun 452/2 maddesi uyarınca; "pay sahiplerinin oy verme hakkı ana sözleşme değişikliliği ile kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz."

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim Şirketinin 24/04/2017 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında, yasal düzenlemelere aykırı olarak Esas Mukavele değişikliği yapılmak suretiyle Denetim Kurulu üye seçiminde on hisse altında pay sahibi olanların oy hakkı tamamen ortadan kaldırılmıştır.

1211 sayılı Merkez Bankası Kanununun 23 üncü maddesi; Denetim Kurulunun kuruluşu, görev süresi ve üyelerin niteliklerini düzenlemekte olup, Denetim Kurulu üyelerinin nasıl seçileceği ve hissedarların Denetim Kurulu üye seçimindeki oy hakları Esas Mukavelenin 14/c maddesinde düzenlenmiştir.

Esas Mukavelenin eski metni uyarınca, Denetim Kurulu üye seçiminde sınıflara ait her pay bir oya sahip iken, yeni metne göre Denetim Kurulu üye seçimlerinde azınlık pay sahiplerinin oy hakkı tamamen yok edilmiştir.

Yapılan bu düzenleme ile 6102 sayılı Kanunun 357 nci maddesinde ifadesini bulan "pay sahipleri eşit şartlarda eşit işleme tabu tutulur" hükmü de ihlal edilmiş olup, yasal düzenlemelere aykırı olarak Esas Mukavelenin 14/c maddesinde yapılan bu değişiklik hukuka aykırıdır.

6102 sayılı Kanunun 447 nci maddesi uyarınca  Genel kurulun, özellikle;

a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,

b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,

c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.

24/04/2017 tarihinde yapılan Genel Kurulda, oy hakkına ilişkin Esas Mukavele değişikliği ile, pay sahiplerinin müktesep hakkı olan oy hakkı bertaraf edilmiş olduğundan Esas Mukavele değişikliğine ilişkin Genel Kurul kararı batıldır.

2- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim Şirketi tarafından uzun süredir yasa ve Esas Mukavele hükümlerinin aksine kâr payı dağıtılmamakta, Genel Kurulda dağıtımın ne şekilde yapıldığına ilişkin olarak üyelere yeterli bilgi verilmemekte ve elde edilen dönem kârının büyük bir kısmı yedek akçe olarak ayrılmakta, pay sahiplerine dağıtılması gereken kâr ise Hazineye aktarılmaktadır.

Yedek akçe; elde edilen şirket kârının dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılan kısmı olarak tanımlanır. 6102 sayılı Kanunun 519 uncu maddesi uyarınca "Yıllık kârın yüzde beşi, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılır.” Aynı yasanın 521 inci maddesinde ise “Yedek akçeye yıllık kârın yüzde beşinden fazla bir tutarın ayrılacağı ve yedek akçenin ödenmiş sermayenin yüzde yirmisini aşabileceği hakkında esas sözleşmeye hüküm konabilir. Esas sözleşme ile başka yedek akçe ayrılması da öngörülebilir ve bunların özgülenme amacıyla harcanma yolları ve şartları"  belirlenebilir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim ŞirketiEsas Mukavelesinin 60 ıncı maddesinde kârın dağıtımı düzenlenmiş olup, bu hükme göre Bankanın yıllık safi kârının;

a) % 20'si ihtiyat akçesine;

b) Hisse senetlerinin nominal değerleri üzerinden, % 6 oranında ilk kâr hissesi olarak hissedarlara;

c) Yukarıdaki yüzdeler tutarının düşülmesinden sonra kalan miktarın en çok % 5'i, iki aylık maaş tutarını geçmemek üzere Banka mensuplarına ve %10'u fevkalade ihtiyat akçesine;

d) Hisse senetlerinin nominal değerleri üzerinden Genel Kurul kararıyla en çok % 6 nispetinde ikinci kâr hissesi olarak hissedarlara.

Bu dağıtımdan sonra kalan bakiye Hazineye, tevzi olunacağı hükme bağlanmıştır.

Finansal tablolarda; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim Şirketinin ödenmiş sermayesi 25.000 TL., ihtiyat akçesi 18.458.180.010 TL., dönem kârı  9.555.947.338 TL. olarak  gösterilmiştir.

6102 sayılı Kanunun 521 inci maddesinde, anonim şirketlerin ana sözleşmelerine kârın % 5'den fazlasının yedek akçe olarak ayrılmasına ve hatta yedek akçenin ödenmiş sermayenin % 20'sini aşabileceğine ilişkin hüküm koyabilmeleri imkânı verilmiş olup, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim Şirketinin Esas Mukavelesinde, ilk olarak kârın % 20'sinin yedek akçe olarak ayrılması şeklinde düzenleme mevcut olmasına rağmen  yedek akçenin esas sermayenin % 20'sinden fazla olabileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yine Esas Mukavelede, 6102 sayılı Kanunun 521/son maddesi hükmüne dayalı olarak fevkalâde yedek akçe ayrılmasına ilişkin hüküm bulunmakla birlikte, madde metninde fevkalâde yedek akçenin “özgülenme amacıyla harcanma yolları ve şartları belirlenebilir.şeklinde düzenleme mevcut olmasına rağmen, Esas Mukavelede fevkalâde yedek akçenin özgülenme amacı, harcanma yolları ve şartları gösterilmediğinden, Esas Mukavelenin 60 ıncı maddesine göre kâr dağıtılmaması ve Genel Kurulda bu yolda karar alınması Kanuna aykırılık teşkil etmektedir.

Ayrıca Sermaye Piyasası Kurulunun II-19.1 sayılı Kâr Payı Tebliğinin 7. maddesinde “Payları borsada işlem görmeyen ortaklıklar için kâr payı dağıtım oranı, bu Tebliğ hükümleri uyarınca belirlenen bağışlar eklenmiş net dağıtılabilir dönem kârının yüzde yirmisinden az olamaz.şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Her ticaret ortaklığı gibi anonim ortaklığın nihai amacı kâr elde edip ortaklarına dağıtmaktır. Ortaklığın bütün organları, bu nihai amaca uygun kararlar almak zorundadır. Şirketin kar elde etmek ve dağıtmak nihai amacından doğan kâr payı, bir vazgeçilmez haktır.

6102 sayılı Kanunun 452'inci maddesinde düzenlenen müktesep hak olan kâr payı hakkı ile bu hakkın istisnasını oluşturan 523/2 fıkrası arasındaki hassas dengenin kurulması zorunludur.

Esas Mukavelede, ihtiyari ve kanuni yedek akçelerin ayrılmasından sonra kalan safi kârın bir kısmının dağıtılmaması ve olağanüstü yedek akçeye ayrılması şeklinde düzenleme mevcut ise de, yedek akçenin Bankanın esas sermayesinin yaklaşık 736 katına ulaştığı dikkate alındığında, halen kâr payı dağıtılmayarak hem yedek akçe, hem fevkalâde yedek akçe ayırmak, dönem kârının cüzi bir miktarını kâr payı olarak dağıtılıp geri kalanının Hazineye aktarılması, ticaret ortaklığının kâr elde etmek şeklindeki nihai amacına aykırı olduğu gibi Esas Mukavelede yedek akçenin esas sermayenin % 20'den fazla olabileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından ve fevkalade yedek akçenin harcanma yolları ve şartları belirtilmediğinden Esas Mukavelenin 60. maddesi, 6102 sayılı Kanuna aykırıdır. Ayrıca Genel Kurulda SPK tebliğine uygun olarak kâr payı dağıtılmamıştır.

Yargıtay  11. Hukuk Dairesinin 2015/14100 E., 2016/8853 K. sayılı ilamında “….. .. Her ticaret şirketi gibi anonim şirketin nihai amacı kar elde etmek ve bunu dağıtmak olup anonim şirketin kar elde etme ve dağıtma nihai amacından doğan pay sahibinin kar payı hakkı da bir vazgeçilmez haktır. Bu çerçevede anonim şirketin pay sahiplerine dağıtılabilecek karı bulunuyorken iyiniyet kurallarına aykırı olacak şekilde uzunca bir süre dağıtılmaması ya da yetersiz dağıtılması halinde pay sahibi bu hakkını mahkeme aracılığıyla talep edebilecektir.” şeklinde karar verilmiştir.

Yine aynı daire tarafından 2005/10060 E., 2006/13738 K. sayılı ilamda “……, mahkemece, kar payının güçlü bir nispi müktesep hak olduğu ve TTK'nun 469/2'nci maddesinin TTK'nun 385'inci maddeye bertaraf eden bir hüküm olmayıp, gerektiğinde uygulanması mümkün istisnai bir nitelik taşıdığı, pay sahibinin yeterli oranda kar payı üzerinde müktesep hakkı bulunduğu ve TTK'nun 469/2'nci maddesinin uygulanması gerektiğinde gerçekten şirketin inkişafı ve sürekli kar dağıtabilir durumda tutulması için kar payı dağıtılmamasının uygun ve faydalı olup olmadığının ispat yükünün davalı şirkete yüklenerek, çeşitli ihtimalleri karşılaştırmalı olarak kapsayan içerikte bilirkişi raporu alınıp, hakların sakınılarak kullanılması ilkesi çerçevesinde genel kurul kararının iyi niyetli olup olmadığının saptanması gerekir iken, yazılı gerekçeyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir." ifadelerine yer verilmiştir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim Şirketi tarafından uzun yıllardır cüzi miktarda kâr payı dağıtılmasının ve  esas sermayenin 736 katına ulaşacak kadar kârın yedek akçeye ayrılmasının iyi niyetle izahı mümkün değildir. Bu şekilde küçük yatırımcının ortaklıktan kâr elde etme amacı bertaraf edilmektedir.

24/04/2017 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında Esas Mukavele değişikliği ve kâr payı dağıtımına ilişkin kararlara tarafımızdan muhalefet edilmiştir.

3) Yukarıdaki açıklamalarımıza istinaden, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim Şirketinin 24/04/2017 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararların ve 6102 sayılı Kanuna aykırı olan değişikliklerin iptali için dava açma hakkımızın her zaman saklı olduğunu belirtmekle birlikte; bireysel menfaatimizin her zaman ülke menfaatlerinden sonra geldiği hususu tarafımızca daima göz önünde bulundurulmaktadır.

Yürürlükteki mevzuata aykırı ve küçük yatırımcının haklarını ihlâl niteliğinde yapılan düzenlemelerin ve Genel Kurul toplantısı ile alınan kararların iptalini isteyeceğimiz bir davanın, yukarıda açıkladığımız gerekçelerle iptal edilmesi mümkünken, böyle bir sonucun yüksek faiz ve enflasyonla mücadelede kilit rol oynayan Şirketinizin ve minimum düzeyde olsa dahi kırılgan piyasa koşullarına yapacağı etkiyi göz önünde bulundurarak ve ülkemiz menfaatlerinin her daim kişisel menfaatlerimizden önce geldiğini beyan ederek, Şirketin siz değerli yöneticilerinden talebimiz, hukuka aykırı ve küçük yatırımcının haklarını ihlâl eden 24/04/2017 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kararların iptal edilmesidir.

24/04/2017 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kâr payı dağıtımı, ihtiyat akçesi ve fevkalade ihtiyat akçesi ayrılmasına ilişkin maddelerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa, Sermaye Piyasası Kurulu Tebliğine, kamu düzenine ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan dolayı, açık hukuka aykırılığın düzeltilmesi için bu mektubun tarafınıza ve Bankanın diğer sayın Meclis Üyelerine yazılması zarureti hasıl olmuştur. Hukuksuzlukları düzeltmek görevinizin gereğidir. İyi niyetli olmamız, hukuku çiğnemenizi gerektirmeyeceği gibi, hukukun bir gün mutlaka herkese lazım olacağını hatırlatmak isteriz.

Siz değerli Banka Meclis Üyelerinin, yukarıda izah ettiğimiz yakınmalarımız hususunda gereğini yapacaklarına olan inancımız tamdır.

 

            Saygılarımla...        

 

 

                                                                                              Av. Tuncay YILMAZ

Siteye Giriş