Arama :


  T.C.

  YARGITAY
17.Hukuk Dairesi


Esas   : 2009/1201

Karar: 2010/1060

 

Mahkemesi                : Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi

Tarihi                         : 24.12.2008

Numarası                   : 2008/133– 2008/743

Davacı/Alacaklı         : Ö…. Y…

Davalı 3. Kişi             : 1.…. Bank. A.Ş.

Borçlu                                    : 2….. Sondaj A.Ş.

 

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı ve 3. Kişi  tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü;

 

-KARAR –

            Davacı (3.kişi) vekili, Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 2007/… esas sayılı dosyasında, borçlunun üçüncü kişi banka nezdindeki tüm hesaplarına haciz ve bloke konması kararına ilişkin 11.06.2007 günü müzekkerenin gönderildiğini, rehin ve takas hakkı nedeniyle haczin sıraya alındığının bildirilmesi üzerine 28.793,25-TL paranın bulunduğu 390…/01.. numaralı hesaptan, borç miktarının icra dosyasına gönderilmesinin istendiğini, bununla ilgili kararın iptali istemi ile yapılan şikayet başvurusunun kabul edildiğini ve verilen kararın da temyiz incelemesi sonucunda onandığını, ilamda ayrıca 99. Madde uyarınca istihkak davası açılmak üzere alacaklıya süre verilmesi gerektiğinin de belirtildiğini, kendilerine süre verilmesini beklemeden bu davayı açtıklarını, davalı bankanın haciz tarihinde rehine dayalı alacağının bulunmadığını ve hacze konu hesaptaki paranın da borçlunun kullanımına açık olduğunu, istihkak iddiasının kötü niyetli olarak banka müşterisi korumak amacı ile yapıldığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine, banka mevcudundaki paranın faizi ile birlikte kendilerine ödenmesine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.

  .......

 

ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı ….TL fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı …. TL kalan onama harcının temyiz eden davalı 3. Kişiden alınmasına 11.02.2009 gününde oy birliği ile karar verildi.

 

...

         T.C.

  YARGITAY
17.Hukuk Dairesi


Esas: 2009/6671

Karar: 2010/1185

 

Mahkemesi                : Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi

Tarihi                         : 30.03.2009

Numarası                   : 2009/47 – 2009/318

Davacı/Alacaklı         : …. Nak. Ltd. Şti.

Davalı 3. Kişi             : …. Bank. A.Ş.

 

            Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı (alacaklı) tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü;

 

-KARAR –

 

Davacı alacaklı vekili, Antalya 7. İcra müdürlüğünün 2008/… esas sayılı dosyasından, borçlu şirketlerin davalı bankada bulunan hesaplarındaki paraya haciz konulduğunu, davalı 3. Kişinin borçluların davalı bankadan aldığı kredi nedeniyle borcu bulunduğundan, kredi sözleşmeden doğan rehin ve hapis hakları gereğince borçlunun hesabında bulunan paranın, rehinli olduğunu belirttiklerini, İİK’nun 99 maddesi gereğince 3. Kişinin istihkak iddiasının reddini istemiştir.

...

 

SONUÇ         : Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 16.02.2010 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

 

...

T.C.

Y A R G I T A Y

17.HUKUK DAİRESİ

ESAS KARAR

2010/11177 2011/7802

-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ : İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 01.03.2010

NUMARASI : 2008/667 - 2010/53

DAVACI : TMSF

DAVALILAR : 1-Cem Murat Girişken,2-Ertan Girişken,3-Sevinç Girişken,

4-Nebahat Kefeli,5-Cemalettin Toker,6-Girişken Yağ ve Gıda San.

Tic. A.Ş,7-Vildan Başaran,8-Mine Acar Bora,9-Mustafa Temer

BİRLEŞEN DOSYA

MAHKEMESİ :İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi

: 1-Cem Murat Girişken,2-Ertan Girişken,3-Sevinç Girişken,

4-Mine Acar Bora,5-Mustafa Temer

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Mine Acar Bora vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

......

 

ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 7.061,60 TL kalan harcın temyiz eden davalı Mine Acar Bora'dan alınmasına 19.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

...

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2011/25246

K. 2011/24429

T. 25.11.2011

• TAHSİL HARCI ( Alacaklı Bankaya Ödenen Paradan Kesilmesinin Mümkün Olmadığı Gibi Alacağına Mahsuben Alacaklı Bankaya İhalenin Yapılması Halinde de Satış Bedeli Üzerinden İcra Dairesine Ödemesinin İstenemeyeceği )

• BANKALAR YURTDIŞI KREDİ KURULUŞLARI VE ULUSLARARASI KURUMLARCA KULLANDIRILACAK KREDİLER ( Temini ve Bunların Teminatları İle Geri Ödenmelerine İlişkin Olarak İcra Dairelerinde Yapılacak İşlemlerin Tahsil Harcından Müstesna Olduğu )

• BORÇLUYA KULLANDIRILAN KREDİNİN GERİ ÖDENMESİ ( Temin Amacıyla İcra Takibi Yapıldığı Anlaşıldığından ve Dolayısıyla Anılan Yasa Hükmü Gereğince İhale Bedeli Tahsil Harcından Müstesna Olduğu )

492/m.123/son

2004/m.12

ÖZET : Bankalar, yurtdışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatlan ile geri ödenmelerine ilişkin olarak icra dairelerinde yapılacak işlemlerin, 492 sayılı Harçlar Kanununda yazılı harçlardan ve aynı Kanun’da yer alması nedeniyle de tahsil harcından müstesna olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle tahsil harcının alacaklı bankaya ödenen paradan kesilmesi mümkün olmadığı gibi, alacağına mahsuben alacaklı bankaya ihalenin yapılması halinde de satış bedeli üzerinden icra dairesine ödemesi istenemez.

Somut olayda, şikayetçi banka tarafından, borçluya kullandırılan kredinin geri ödenmesini temin amacıyla icra takibi yapıldığı anlaşıldığından ve dolayısıyla anılan yasa hükmü gereğince, ihale bedeli, tahsil harcından müstesna olduğundan, bu yöndeki şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- Alacaklı vekilinin tellaliye harcına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:

....

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda ( 2 )nolu bentte yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 25.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

...

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/1709

K. 2012/4097

T. 20.2.2012

• MENKUL REHNİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP (Haciz Safhası Olmadığından Haczin Kaldırılması İsteminin Konusu Olmadığı - Takibin Kesinleşmesi Beklenmeden Rehin Konusu Aracın Yakalanarak Muhafaza Altına Alınabileceği)

• REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ (Rehinli Araç Hakkında Haciz ve Yakalama Kararının Kaldırılması Talebi/Bu Tür Takiplerde Haciz Safhası Olmadığı - Takibin Kesinleşmesi Beklenmeden Rehin Konusu Aracın Yakalanarak Muhafaza Altına Alınabileceği)

• TAKİBİN KESİNLEŞMESİ GEREKMEDEN ARACIN MUHAFAZASI (Menkul Rehninin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takipte Rehinli Araç Hakkında 2004 S.K. Md.150 Uyarınca Yakalama Kararının Kaldırılması Talebinin Reddedileceği)

2004/m.150

ÖZET : Menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takiple ilgili rehinli araç hakkında borçlu haciz ve yakalama kararının kaldırılması talebi ile icra mahkemesine başvurmuştur. İcra takibi rehinin paraya çevrilmesi yoluyla olup, takip şekline göre haciz safhası olmadığından ve icra müdürlüğünce yapılmış bir haciz işlemi bulunmadığından, haczin kaldırılması isteminin konusu yoktur. İ.İ.K.’nun 150-d hükmüne göre takibin kesinleşmesi beklenmeden rehin konusu aracın yakalanarak muhafaza altına alınmasında da yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizden tetkiki alacaklı israfından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

.....

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.' nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 20.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

...

T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 2010/21566

K. 2011/11368

T. 4.7.2011

• İPOTEĞİN KALDIRILMASI TALEBİ ( Koca Tarafından Aile Konutu Olarak Özgülenen Taşınmaz Üzerine Diğer Davalı Banka Lehine İpotek Tesisi/Eşin Açık Rızası Olmadığı - Tapuda Taşınmaz Üzerinde Aile Konutu Şerhi Bulunmadığı İçin İpoteğin Kaldırılmayacağı )

• EŞİN AÇIK RIZASI OLMADAN İPOTEK TESİSİ ( Aile Konutu Olarak Özgülenen Taşınmaz Üzerine Dava Dışı Kimselerin Kredi Borcunun Teminatı Olmak Üzere Diğer Davalı Banka Lehine Tesis - Taşınmazın Üzerinde Aile Konutu Olduğuna İlişkin Şerh Bulunmadığı İçin Bankanın Kazanımının Korunacağı )

• AİLE KONUTU ŞERHİ ( Eşin Açık Rızası Olmadan İpotek Tesisi/İpoteğin Kaldırılması Talebi - Taşınmazın Tapuda Ev ve Arsa Vasfıyla Kayıtlı Olduğu ve Şerh Bulunmadığı/Aile Konutu Şerhi Bulunmadığı İçin Kaldırılmayacağı )

• TAŞINMAZIN TAPU KÜTÜĞÜNDE ŞERH ( İpoteğin Kaldırılması Talebi/Tapuda Ev ve Arsa Vasfıyla Kayıtlı Olduğu - Aile Konutu Şerhi Bulunmadığı İçin Bankanın Kazanımının Korunacağı )

• BAŞKASININ KREDİ BORCUNA AİLE KONUTUNUN İPOTEK EDİLMESİ ( Eşin Açık Rızası Olmadan Banka Lehine - Taşınmazın Üzerinde Aile Konutu Olduğuna İlişkin Şerh Bulunmadığı İçin Kaldırılması Talebinin Reddi Gereği )

4721/m. 194/1, 1023

ÖZET : Dava konusu taşınmaz tapuda ev ve arsa vasfıyla kayıtlıdır. Hak sahibi olan koca, aile konutu olarak özgülenen bu taşınmaz üzerine, eşinin açık rızası alınmaksızın, dava dışı şirketin ve kişinin kredi borcunun teminatı olmak üzere diğer davalı banka lehine ipotek tesis ettirmiştir. Bu işlemden önce taşınmazın tapu kütüğünde “aile konutu” olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, davalı Bankanın kazanımı korunabilir. Davacının açık rızası alınmadan tesis edilen ipoteğin kaldırılmamasına karar verilmesi hukuka uygundur.

....

SONUÇ : Yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.07.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY : Türk Medeni Kanununun 194. maddesi, aile konutu üzerinde hak sahibi olan eşin tasarruflarını diğer eşin açık rızasına bağlamıştır. Amaç, aile konutunu ve bu konutla ilgili hakları koruma altına almaktır. Açık rıza alınmadan hak sahibi olan eşin tasarrufu veya konut üzerindeki hakları sınırlandırıcı işlemi, rızası gereken eş bakımından bağlayıcı değildir.

Kanun “açık rızadan” sözettiğine göre, örtülü ( zımni ) rıza veya işleme onay verildiği delalet eden bir takım davranışlardan çıkartılan rıza işleme geçerlilik kazandırmaz.

Dava konusu taşınmaz 163 m2 olup, tapuda “ev ve arsa” vasfıyla kayıtlıdır. “aile konutu” olarak özgülendiği hususu tartışmasızdır. Hak sahibi olan koca, bu taşınmaz üzerine, eşinin açık rızası alınmaksızın, dava dışı S... Tekstil Ltd. Şti.'nin ve N. S.'un kredi borcunun teminatı olmak üzere diğer davalı banka lehine 20.5.2005 tarihinde ipotek tesis ettirmiştir. ( TMK. m.194/1 ) Bu işlemden önce taşınmazın tapu kütüğünde “aile konutu” olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, davalı Bankanın kazanımı, iyiniyetli olması halinde korunabilir. ( TMK. m. 1023 ). Kanunun iyiniyete hukuki sonuç bağladığı durumlarda da aslolan iyiniyetin varlığıdır. Ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. ( TMK. m.3 ) Davalı banka, tacirdir. Her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. ( TTK. m.20/2 ) Basiretli hareket etme yükümlülüğü, teminat olarak gösterilen taşınmazın fiili ve hukuki durumunu bilmeyi de gerektirir.

Banka buna uygun hareket etmemişse, özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş demektir. Bu nedenle davalı Bankanın iyiniyet iddiası dinlenmez. Öyleyse, davacının açık rızası alınmadan tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına karar verilmelidir. Bu sebeple değerli çoğunluğun onama görüşüne iştirak etmiyorum.

 

...

Önceki Sayfa Aktif Sayfa: 21 Toplam Kayit : 637 Toplam Sayfa : 107 Sonraki Sayfa

Tanytym Videomuz

Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'yn daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Download flash player

Sayy?tay Admin Panel
Yargytay Admin Panel
Makale Admin Panel
Görüntülü Konuşma